Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2008/3658 K.2010/7606
Özet: (1) Uyuşmazlık, mahkumun 2001’de yağma suçundan verilen 8 yıl 4 ay hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) yeni hükümleriyle yeniden değerlendirilip indirimli hâle getirilmesi talebine ilişkin. (2) Mahkeme, dosya üzerinden karar vererek, TCK’nın ilgili maddelerinin uygulanmasında hatalar yapıldığını kabul etti ve mahkumun cezasını 4 yıl 5 ay 10 gün hapis olarak yeniden belirledi.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Yağma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay C. Başsavcılığının 28.02.2008 günlü kenar yazısı ile Daireye gönderilerek başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98 ve 101/1. maddeleriyle 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/1. maddeleri uyarınca kural; lehe olan yasanın belirlenmesi ve uyarlanmasına ilişkin kararların dosya üzerinden verilebilmesidir.
Ancak;
a)-Önceki yasaya göre, sonraki yasa suçun öğelerinde, değişiklik yapmışsa,
b)-Önceki yasanın türü veya süresi bakımından erteleme dışında bıraktığı ceza, yeni yasa tarafından erteleme kapsamına alınmışsa,
c)-Önceki yasaya göre temel ceza alt sınırdan belirlenmişken, yeni yasa uyarlanırken alt sınırın üzerinde ceza saptanması konusunda veya alt ve üst sınırlar konulmuş, artırıcı ya da eksiltici bir hükmün uygulanmasında bir oranın belirlenmesi için mahkemece takdir hakkının kullanılması, böylece bireyselleştirme yapılması zorunluysa, duruşma açılmak suretiyle, tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekir.
İnceleme konusu karara gelince:
Hükümlü ...’nin, diğer hükümlü ... ile birlikte silahla yakınanı yağmaladığı sabit görülerek, Üsküdar 1. Ağır Ceza mahkemesinin kesinleşmiş 13.11.2002 tarih ve 2001/358-2002/333 sayılı kararıyla; 765 sayılı TCK.nun 497/1, 55/3, 59/2. maddeleri gereğince 8 yıl 4 ay ağır hapis cezasıyla hükümlendirildiği; 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun uyarlanması istendiğinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 21.06.2005 tarihli ek kararla hükümlü hakkında 5237 sayılı TCK.nun 149/1-a-c, 31/3, 150/2, 62/1. maddeleri gereğince 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezasıyla hükümlülüğüne karar verilmiş ise de;
1- 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanıp ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, 5237 sayılı TCK.nun Yasanın 61. maddesine uygun olarak temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi ve bireyselleştirmenin yapılması için duruşma açılmasının zorunlu bulunduğu gözetilmeden, dosya üzerinden yazılı şekilde karar verilmesi,
2- 5237 sayılı TCY.nın 150. maddesinin 2. fıkrasındaki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nun 522. maddesindeki “hafif” ve “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değer azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alabilme olanağı varken, değer olarak gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, somut olayda koşulları bulunmadığı halde, 150. maddenin 2. fıkrasına düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması,
3- Hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 497/1, 55/3, 59/2. maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun aynı suça uyan 149/1-a.c, 31/3, 62/1. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, 5237 sayılı Yasa hükümlerinin hükümlü yararına olduğunun gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
4- 18.03.1986 doğumlu olan sanığın suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunduğu ve suçun işlenme tarihinin de 25.06.2001 olduğu dikkate alınmadan, 5237 sayılı TCK.nun 31/3. maddesiyle yapılan indirim oranının 1/2 yerine 1/3 olarak belirlenerek fazla cezaya hükmolunması,
5- 5237 sayılı Yasanın 61. maddesine aykırı olarak aynı Yasanın 31/3. maddesinin 150/2. maddesinden önce uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü yararına uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 31.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Yağma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay C. Başsavcılığının 28.02.2008 günlü kenar yazısı ile Daireye gönderilerek başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98 ve 101/1. maddeleriyle 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/1. maddeleri uyarınca kural; lehe olan yasanın belirlenmesi ve uyarlanmasına ilişkin kararların dosya üzerinden verilebilmesidir.
Ancak;
a)-Önceki yasaya göre, sonraki yasa suçun öğelerinde, değişiklik yapmışsa,
b)-Önceki yasanın türü veya süresi bakımından erteleme dışında bıraktığı ceza, yeni yasa tarafından erteleme kapsamına alınmışsa,
c)-Önceki yasaya göre temel ceza alt sınırdan belirlenmişken, yeni yasa uyarlanırken alt sınırın üzerinde ceza saptanması konusunda veya alt ve üst sınırlar konulmuş, artırıcı ya da eksiltici bir hükmün uygulanmasında bir oranın belirlenmesi için mahkemece takdir hakkının kullanılması, böylece bireyselleştirme yapılması zorunluysa, duruşma açılmak suretiyle, tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekir.
İnceleme konusu karara gelince:
Hükümlü ...’nin, diğer hükümlü ... ile birlikte silahla yakınanı yağmaladığı sabit görülerek, Üsküdar 1. Ağır Ceza mahkemesinin kesinleşmiş 13.11.2002 tarih ve 2001/358-2002/333 sayılı kararıyla; 765 sayılı TCK.nun 497/1, 55/3, 59/2. maddeleri gereğince 8 yıl 4 ay ağır hapis cezasıyla hükümlendirildiği; 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun uyarlanması istendiğinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 21.06.2005 tarihli ek kararla hükümlü hakkında 5237 sayılı TCK.nun 149/1-a-c, 31/3, 150/2, 62/1. maddeleri gereğince 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezasıyla hükümlülüğüne karar verilmiş ise de;
1- 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanıp ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, 5237 sayılı TCK.nun Yasanın 61. maddesine uygun olarak temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi ve bireyselleştirmenin yapılması için duruşma açılmasının zorunlu bulunduğu gözetilmeden, dosya üzerinden yazılı şekilde karar verilmesi,
2- 5237 sayılı TCY.nın 150. maddesinin 2. fıkrasındaki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nun 522. maddesindeki “hafif” ve “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değer azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alabilme olanağı varken, değer olarak gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, somut olayda koşulları bulunmadığı halde, 150. maddenin 2. fıkrasına düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması,
3- Hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 497/1, 55/3, 59/2. maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun aynı suça uyan 149/1-a.c, 31/3, 62/1. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, 5237 sayılı Yasa hükümlerinin hükümlü yararına olduğunun gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
4- 18.03.1986 doğumlu olan sanığın suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunduğu ve suçun işlenme tarihinin de 25.06.2001 olduğu dikkate alınmadan, 5237 sayılı TCK.nun 31/3. maddesiyle yapılan indirim oranının 1/2 yerine 1/3 olarak belirlenerek fazla cezaya hükmolunması,
5- 5237 sayılı Yasanın 61. maddesine aykırı olarak aynı Yasanın 31/3. maddesinin 150/2. maddesinden önce uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü yararına uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 31.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.