‹ Ana sayfa
Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2008/24468 K.2012/11303

Esas No: 2008/24468 · Karar No: 2012/11303 · Karar Tarihi: 28.05.2012
Özet: Uyuşmazlık, sanığın işyeri dokunulmazlığını bozarak hırsızlık ve ilgili suçları işlemesi üzerine temyiz başvurusu; mahkeme, hukuki değerlendirmeler sonucunda sanığın eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nın 116/2 maddesi uyarınca “işyeri dokunulmazlığını bozmak” suçu oluşturduğunu ve ilgili “uzlaşma” hükümleri ile ceza sınırlarının dikkate alınması gerektiğini kabul etti. Mahkeme, temyiz itirazının yerinde görülmesi kararıyla 28.05.2012’de oybirliğiyle karar vererek önceki mahkumiyet hükmünü bozdu.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık

HÜKÜM: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;
1- Şikayeti devam eden katılana ait işyerine, hırsızlık yapmak için gündüz vakti giren sanığın eyleminin, hırsızlık suçunun yanı sıra 5237 sayılı TCK'nın 116/2. maddesinde düzenlenen işyeri dokunulmazlığını bozmak suçunu da oluşturduğu ve bu suçla ilgili olarak 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254. maddelerinde tanımlanan “uzlaşma” hükmü de değerlendirilip sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/2, 522/1 maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/2-d, 116/2 maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezaların alt ve üst sınırları ile 5237 sayılı TCK'nın 116/2. maddesinde düzenlenen işyeri dokunulmazlığını bozmak suçu ile ilgili olarak 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254. maddelerinde tanımlanan “uzlaşma” hükmü de değerlendirilip sonucuna göre, 5237 sayılı Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında sanık yararına olan yasanın yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3-5237 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olduğu kabul edilip uygulama yapıldığına göre, kasten işlenen suçlarda hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olan ve 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinde öngörülen belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma tedbirlerine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4- Katılan kendisini vekille temsil ettirdiği halde lehine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanacak vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık savunmanı ile katılan ...'ın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 28.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?