Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2008/19084 K.2010/20416
Özet: Ağırlık ceza mahkemesi, 14.12.2010’da oybirliğiyle, sanık ...’ın kısmen beraat, kısmen mahkumiyet kararını onaylayarak temyiz dilekçesini reddetti.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Yağma
HÜKÜM: Kısmen beraat, kısmen mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Kamu davası açıldıktan sonra CMK’nun 237 ve devamı maddeleri hükümlerine göre usulen mahkemeye başvurarak davaya katılmamış ve katılan sıfatını kazanıp temyiz yetkisini elde etmemiş olan yakınan vekilinin temyiz isteminin bu nedenle 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
Diğer sanık ...’in, yakınanın cep telefonunu tehditle alıp kaçan sanık ...’yı yakalamak için peşinden koşuyormuş gibi yaptıktan sonra geri dönüp yakınanın kol saatini alarak uzaklaşması ve suça konu saat ve telefonun yakalandığında ...’te ele geçirilmesi biçiminde gelişen olayda suçun, birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 149/1. maddesinin (c) bendi yerine, aynı yasanın 148. maddesi ile uygulama yapılması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanık ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 14.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Yağma
HÜKÜM: Kısmen beraat, kısmen mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Kamu davası açıldıktan sonra CMK’nun 237 ve devamı maddeleri hükümlerine göre usulen mahkemeye başvurarak davaya katılmamış ve katılan sıfatını kazanıp temyiz yetkisini elde etmemiş olan yakınan vekilinin temyiz isteminin bu nedenle 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
Diğer sanık ...’in, yakınanın cep telefonunu tehditle alıp kaçan sanık ...’yı yakalamak için peşinden koşuyormuş gibi yaptıktan sonra geri dönüp yakınanın kol saatini alarak uzaklaşması ve suça konu saat ve telefonun yakalandığında ...’te ele geçirilmesi biçiminde gelişen olayda suçun, birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 149/1. maddesinin (c) bendi yerine, aynı yasanın 148. maddesi ile uygulama yapılması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanık ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 14.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.