‹ Ana sayfa
Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2007/19416 K.2011/1396

Esas No: 2007/19416 · Karar No: 2011/1396 · Karar Tarihi: 17.02.2011
Özet: (1) Uyuşmazlık, 2004 yılında İzmir 1. Çocuk Mahkemesi tarafından verilen hırsızlık suçundan mahkumiyet kararı üzerine sanıkların temyiz başvurularıdır; (2) Yargıtay 7. Ceza Dairesi, zamanaşımı ve lehe yasa gerekçeleriyle kararları bozarak, ilgili davaları yeniden yargılanmaya yönlendirmiştir.
MAHKEMESİ: Çocuk Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık

HÜKÜM: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

1- Sanık ....... hakkındaki hükmün incelenmesinde;

1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın 7/2 ve 5252 sayılı TCK.nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 9/3. maddeleriyle Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 23.02.1938 günlü 1937/23–1938/9 sayılı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 25.05.1999 günlü 133/142 sayılı kararları ışığında, somut olayla ilgili sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCY’nın 491/ilk-son, 102/4 ve 104/2. maddeleriyle 5237 sayılı TCK'nun 141/1, 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinin ayrı, ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda; zamanaşımı hükümleri yönünden 5237 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına bulunduğunun anlaşılmasıyla yapılan incelemede;

Suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda bulunan sanık hakkında hırsızlık suçundan eylemine uyan, 5237 sayılı TCK'nun 141/1, 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinde öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, 6 yıllık genel dava zamanaşımının, suç tarihi olan 11.08.2002 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ....... savunmanının temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
2- Sanık ....... hakkındaki hükme yönelen temyiz incelemesinde ise;

İzmir 1. Çocuk Mahkemesinin 07.06.2004 günlü, 2002/1300-288 sayılı hükümlülük kararının, sanık ... savunmanı tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 12.07.2005 günlü ilamında “ 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 7. maddesi uyarınca lehe olan Yasanın belirlenip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması ” nedeniyle bozulmasına ve “bozmanın hükmü temyiz etmeyen sanık ... ...'a sirayetine” karar verilmesinden sonra, İzmir 1. Çocuk Mahkemesi'nin görevsizlik kararı vererek dosyayı her iki sanık yönünden İzmir 3. Çocuk Mahkemesine gönderdiği ve bu Mahkemece yeniden yargılama yapılıp bozmaya uyularak, 05.03.2007 günlü kararın verildiği anlaşılmışsa da; 5252 Sayılı Yasanın 9. maddesinde Yasa koyucu sonradan yürürlüğe giren yasa hükümleri uyarınca yapılacak uyarlama yargılaması ve sonuçlarını özel olarak düzenlemiş bulunduğundan, somut olayda 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 325. maddesi hükmünün lehe yasa değerlendirmesi gerekçesiyle yapılan bozmalarda uygulama koşul ve uygulama olanağının bulunmadığı; sanık ... ... hakkında verilen 07.06.2004 günlü, 2002/1300-288 sayılı hükümlülük kararının anılan sanık yönünden temyiz edilmeksizin kesinleştiği gerçeğinin yasa koyucunun iradesine aykırı yöntemle çözülemeyeceği, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 gün ve 2007/125-2007/186 sayılı kararında da açıklandığı üzere, bozma ilamı sonrasındaki yargılamanın, temyiz olunmaksızın kesinleşmesi nedeniyle lehe Yasanın belirlenmesine ilişkin olduğu kabul edilen hükümlü ... ... hakkındaki uyarlama yargılaması ile genel hükümlere göre hakkındaki yargılama süren sanık ... Şaşkın hakkındaki davanın, farklı hükümlere bağlı olması ve birlikte görülemeyeceği gözetilip, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca ayrılmasına karar verildikten sonra, uyarlama yapılması zorunluluğunun gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... ... savunmanının temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 17/02/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?