Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2006/19798 K.2010/10177
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanıkların döviz bozdururken gizlice para alarak hırsızlık suçunu işlemiş olmaları ve bu suça ilişkin yasal sınıflandırmanın yanlış uygulanmasıdır; mahkeme, 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddelerinin yerine hatalı olarak uygulanan hükümleri düzelterek kararın bozulmasına karar verdi. Mahkeme, sanıkların hırsızlık suçundan mahkumiyetini iptal ederek, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesiyle 1412 sayılı CMUK’nın 326/son.maddeye göre yeni bir hüküm verilmesini emrederek kararını bozdu.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık ...'nın ana adının iddianamede ve gerekçeli karar başlığında yerinde düzeltilmesi olanaklı kabul edilmiş; sanık ...’un erteli cezasının infazı için Mahkemesinden yerinde karar alınması olanaklı kabul edilmiş; dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanıkların döviz bozdurmak için girdikleri katılan bankada, görevli ... ...'a verdikleri 700 Euro dövizin karşılığı olarak aldıkları 1.130 Türk Lirası'nın içinden 650 Türk Lirası'nı gizlice aldıkları, daha sonra görevli ...'ya “Türk Lirası olarak değil, daha ufak miktarda olan döviz banknotları istediklerini” söyleyerek parayı eksik olarak iade edip bankadan ayrıldıklarının anlaşılıp kabul edilmesi karşısında; sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b. maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, “elde veya üstte taşınan eşyayı çekip almak ya da özel beceriyle” suçun işlenmesi durumunda uygulanacak olan anılan Yasanın 142/2-b.maddesi ile hüküm kurulması,
2- Sanık ...'un diğer sanıkla birlikte önceden verdikleri karar doğrultusunda, el ve iş birliği ile suça katıldığının anlaşılması karşısında; hakkında 5237 sayılı TCK'nın 37/1. maddesi yerine, aynı Yasanın 39/2-c.maddesi ile uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, sanık ... hakkında 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son.maddesinin gözetilmesine, 21.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık ...'nın ana adının iddianamede ve gerekçeli karar başlığında yerinde düzeltilmesi olanaklı kabul edilmiş; sanık ...’un erteli cezasının infazı için Mahkemesinden yerinde karar alınması olanaklı kabul edilmiş; dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanıkların döviz bozdurmak için girdikleri katılan bankada, görevli ... ...'a verdikleri 700 Euro dövizin karşılığı olarak aldıkları 1.130 Türk Lirası'nın içinden 650 Türk Lirası'nı gizlice aldıkları, daha sonra görevli ...'ya “Türk Lirası olarak değil, daha ufak miktarda olan döviz banknotları istediklerini” söyleyerek parayı eksik olarak iade edip bankadan ayrıldıklarının anlaşılıp kabul edilmesi karşısında; sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b. maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, “elde veya üstte taşınan eşyayı çekip almak ya da özel beceriyle” suçun işlenmesi durumunda uygulanacak olan anılan Yasanın 142/2-b.maddesi ile hüküm kurulması,
2- Sanık ...'un diğer sanıkla birlikte önceden verdikleri karar doğrultusunda, el ve iş birliği ile suça katıldığının anlaşılması karşısında; hakkında 5237 sayılı TCK'nın 37/1. maddesi yerine, aynı Yasanın 39/2-c.maddesi ile uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, sanık ... hakkında 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son.maddesinin gözetilmesine, 21.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.