‹ Ana sayfa
Yargıtay13. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/10952 K.2012/6885

Esas No: 2011/10952 · Karar No: 2012/6885 · Karar Tarihi: 26.03.2012
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların mağdurun işyerinde bulunan para destesi ve cüzdanından çaldıkları hırsızlık suçunun TCK 141/1 ve 142/2 maddelerine uygun olup olmadığıdır; mahkeme, usul hataları ve sanıkların haklarının ihlali nedeniyle verilen hükmü bozarak yeni bir yargılama başlatmaya karar vermiştir. Mahkeme, temyiz itirazlarını kabul ederek 26.03.2012 tarihinde oyçokluğu ile kararını bozmuş ve yeniden görülmesini emredmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.

Ancak;
1-Sanıkların müşteki tarafından geçici olarak kendilerine verilen para destesi içinden bir kısmını çaldıklarının anlaşılması karşısında eylemin 5237 sayılı TCK'nın 141/1. maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde uygulama yapılması,
2-Sanıklardan ...'in usulüne uygun sorgusunun yapılmaması suretiyle 5271 Sayılı CMK'nın 147. ve 191. maddelerine aykırı davranılması,
3-Denetime olanak sağlaması açısından sanıkların suç kayıtlarının araştırılmaması,
4-Sanıklar ... ve ...'nin tutuklulukta geçirdiği sürelerin 5237 sayılı TCK'nın 63. maddesi gereği mahsubuna karar verilmemesi,
5-Sanıklar ... ve ...'nin 14.08.2008 tarihinde yatırmış olduğu güvence hususunda herhangi bir karar verilmemesi,
6-Türkçe bilmeyen sanıklar ... ve ... için sarf edilen tercüman giderlerinin yargılama giderinden sayılmayacağı ve Devlet Hazinesi'nden karşılanacağı gözetilmeksizin 5271 sayılı CMK'nın 324/5. maddesine aykırı davranılması,
7-5271 sayılı CMK'nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden de paylarına düşen miktarda eşit olarak sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 26.03.2012 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

Muhalefet Şerhi: Biri bayan, ikisi erkek olan İran vatandaşı sanıkların mağdurun işyerine bir araçla geldikleri, mağdura Kuveyt Türk şubesinin yerini sordukları, sanıklardan birinin araçtan inerek bankanın yerini tarif eden mağdura cüzdanını çıkararak uzattığı ve en büyük ve en küçük Türk parasını sorarak dolar bozduracağını söylediği, bunun üzerine mağdurun pantolonun arka cebinde bulunan 10.000 TL parayı tomar halinde çıkarıp bir adet 10, 20, 50 ve 100 TL tutarındaki paraları gösterdiği ve sanığın cüzdanında çok sayıda dolar gördüğü için güven oluştuğundan para tomarını bakması için sanığa verdiği, göstermek istediğinde elindeki tomarın alınıp bakıldıktan sonra tekrar mağdura iade edildiği, sanıkların olay yerinden geldikleri araçla ayrıldıkları, tomarın eksildiğini hisseden sanığın parasını saydığında 5000 TL tutarında paranın eksik olduğunu anladığı hususunda bir şüphe bulunmamaktadır.

Görülüyor ki sanıklar tarafından suçun işlenmesinde mağdurun malı üzerindeki her türlü uyanıklığını ve denetimini aradan çıkarabilecek ve oldukça beceri gerektiren davranışlar gerçekleştirilmiştir.

Suçun TCK'nun 142/2. madde fıkrasının (b) bendinde düzenlenen nitelikli hal kapsamında olduğu düşüncesindeyim.

Bilindiği üzere anılan fıkra bendinde iki nitelikli hal düzenlenmiş olup bunlardan biri elde veya üstte taşman eşyayı çekip almak, diğeri ise özel beceridir.

Metindeki özel beceri ibaresini mağdurun üzerindeki eşyayla sınırlı olarak değerlendirmek ibarenin varlığını gereksiz duruma getirmek olacaktır. Çünkü mağdurun bedenine temas halindeyken alman her eşya zaten elde veya üstte taşınan eşya kapsamında olduğundan özel beceri ibaresi gereksiz bir fazlalık olacaktır. Kanun koyucunun amacının böyle olmadığı açıktır. Kaldı ki TCK'nun 142. maddesinin gerekçesin 16. paragrafındaki açıklama karşısında da şahsi çeviklik de dahil olmak üzere özel beceri gerektiren her halin 2. fıkranın (b) bendi tarafından kapsama alındığı sabittir.

Açıkladığım sebeplerle bozma ilâmmdaki 1 sayılı çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?