Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2006/12337 K.2010/9329
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların hırsızlık suçundan mahkumiyetine ilişkin temyiz başvurusudur; Mahkeme, sanıkların eylemlerinin hırsızlık ve ilgili suçları oluşturduğunu kabul ederek, temyiz itirazlarını reddederek mahkumiyet kararını sürdürmüştür.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Sanıklar yararına yasa belirlenirken, 765 sayılı TCY göre kurulacak hükmün, denetime olanak sağlaması açısından karar gerekçesinde gösterilmemesi,
2. Eylemin 5237 sayılı TCY'da hırsızlığın yanı sıra aynı Yasanın 116/1, 119/1-c. maddelerindeki konut dokunulmazlığını bozma ve 151/1. maddesindeki mala zarar verme suçlarını da oluşturduğunun gözetilmemesi,
3. Yakınan 30.01.2005 günlü başvurusunda, evinde hırsızlık olduğunu bildirerek çalınan malları açıkladığı, aynı şekilde 13.02.2005 günlü başvurusunda da yine evinden hırsızlık yapıldığını ve radyo ile jeneratör çalındığını açıklaması karşısında, hırsızlık suçunun iki kez işlendiği ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği halde, yerinde olmayan gerekçeyle suçun bir kez işlendiğinin kabulü ile yazılı biçimde hüküm kurulması,
4.19.02.2005 günü kuşku üzerine bulundukları trende yakalanan sanıkların üstlerinde ve çantalarında bir kısım eşyanın bulunduğu, çeşitli yerlerde hırsızlık yaptıklarını ve malların evlerinde olduğunu açıkladıkları, bazı eşyaya da evlerinde elkonduğu, yakınanın kendisine ait malları teşhis ederek teslim aldığının anlaşılması karşısında, yakınandan 5237 sayılı TCY'nın 168/son maddesinin uygulanması anlamında kısmi geri vermeye onayının bulunup bulunmadığı sorulduktan sonra, anılan maddenin uygulanma olanağının değerlendirilmemesi,
5. 5237 sayılı Yasanın 7/3. maddesinin açık hükmü karşısında 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlar nedeniyle aynı Yasanın 58. maddesinin 6-7. fıkralarında düzenlenen mükerrirlere ilişkin infaz hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
6. 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanması sırasında, aynı maddenin 3. fıkrasının göz ardı edilmesi,
7. Sanıkların eylemlerine uyan 765 Sayılı TCY.nın 493/1, 80, 522/1, sanık ... yönünden 81/2. maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın aynı suça uyan 142/1-b, 43, 53, 116/1, 119/1-c, 43, 53, 151/1, 43, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarında 5560 sayılı Yasayla değişik 5271 sayılı CMK'nun 253-254. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları ile uzlaşma hükümleri bakımından anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında sanık yararına yasanın uygulamaya göre belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ...'ın temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış hakkının korunmasına, 15/6/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Sanıklar yararına yasa belirlenirken, 765 sayılı TCY göre kurulacak hükmün, denetime olanak sağlaması açısından karar gerekçesinde gösterilmemesi,
2. Eylemin 5237 sayılı TCY'da hırsızlığın yanı sıra aynı Yasanın 116/1, 119/1-c. maddelerindeki konut dokunulmazlığını bozma ve 151/1. maddesindeki mala zarar verme suçlarını da oluşturduğunun gözetilmemesi,
3. Yakınan 30.01.2005 günlü başvurusunda, evinde hırsızlık olduğunu bildirerek çalınan malları açıkladığı, aynı şekilde 13.02.2005 günlü başvurusunda da yine evinden hırsızlık yapıldığını ve radyo ile jeneratör çalındığını açıklaması karşısında, hırsızlık suçunun iki kez işlendiği ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği halde, yerinde olmayan gerekçeyle suçun bir kez işlendiğinin kabulü ile yazılı biçimde hüküm kurulması,
4.19.02.2005 günü kuşku üzerine bulundukları trende yakalanan sanıkların üstlerinde ve çantalarında bir kısım eşyanın bulunduğu, çeşitli yerlerde hırsızlık yaptıklarını ve malların evlerinde olduğunu açıkladıkları, bazı eşyaya da evlerinde elkonduğu, yakınanın kendisine ait malları teşhis ederek teslim aldığının anlaşılması karşısında, yakınandan 5237 sayılı TCY'nın 168/son maddesinin uygulanması anlamında kısmi geri vermeye onayının bulunup bulunmadığı sorulduktan sonra, anılan maddenin uygulanma olanağının değerlendirilmemesi,
5. 5237 sayılı Yasanın 7/3. maddesinin açık hükmü karşısında 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlar nedeniyle aynı Yasanın 58. maddesinin 6-7. fıkralarında düzenlenen mükerrirlere ilişkin infaz hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
6. 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanması sırasında, aynı maddenin 3. fıkrasının göz ardı edilmesi,
7. Sanıkların eylemlerine uyan 765 Sayılı TCY.nın 493/1, 80, 522/1, sanık ... yönünden 81/2. maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın aynı suça uyan 142/1-b, 43, 53, 116/1, 119/1-c, 43, 53, 151/1, 43, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarında 5560 sayılı Yasayla değişik 5271 sayılı CMK'nun 253-254. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları ile uzlaşma hükümleri bakımından anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında sanık yararına yasanın uygulamaya göre belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ...'ın temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış hakkının korunmasına, 15/6/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.