Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/6752 K.2013/3637
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların zimmet, resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık ve görevi kötüye kullanma suçlarından dolayı verilen düşme hükümleri üzerine temyiz itirazlarıdır; mahkeme, zamanaşımı sürelerinin gerçekleştiğini belirterek bu düşme hükümlerini usul ve kanuna uygun bulmuş, temyiz itirazlarını reddetmiş ve kararın onaylanmasına karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Zimmet, resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık, görevi kötüye kullanma, Kooperatifler Kanununa muhalefet
HÜKÜM: Beraet, düşme, mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Katılan vekilinin sanıklar hakkında verilen düşme hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık ...’ın yargılama sürerken 28/08/2006 tarihinde öldüğü, sanıklar ..., ... ve ...’nun üzerine atılı görevi kötüye kullanmak, dolandırıcılık ve Kooperatifler Kanununa muhalefet etmek suçlarının ise kanunda öngörülen cezalarının üst sınırı itibariyle 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, son suç tarihi olan 15/12/1996 ile hüküm günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, gerekçeleri gösterilmek suretiyle sanıklar hakkında verilen düşme hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanıklar ..., ... ve ... hakkında sahtecilik ve zimmet suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Sanıkların üzerine atılı basit zimmet ve sahtecilik suçlarının kanunda öngörülen cezalarının üst sınırı itibariyle aynı Yasanın 102/3 ve 104/2. maddelerinde belirlenen on yıllık asli ve on beş yıllık kesintili dava zamanaşımına tabi oldukları, zamanaşımını kesen son işlem olan sanıklardan ...’in mahkeme sorgusunun 24/11/1998 tarihinde, sanık ...’nın 06/07/1998 tarihinde, sanık ...’nın ise 04/01/1999 tarihinde yapıldığı, bu itibarla sanıkların sorgu tarihleri ile hüküm günü arasında on yıllık asli zamanaşımı sürelerinin gerçekleştiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1.
.../...
-2-
maddesi de gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca açılan kamu davalarının zamanaşımı sebebiyle ve bu gerekçe ile ayrı ayrı DÜŞMESİNE, 18/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...
SUÇ: Zimmet, resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık, görevi kötüye kullanma, Kooperatifler Kanununa muhalefet
HÜKÜM: Beraet, düşme, mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Katılan vekilinin sanıklar hakkında verilen düşme hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık ...’ın yargılama sürerken 28/08/2006 tarihinde öldüğü, sanıklar ..., ... ve ...’nun üzerine atılı görevi kötüye kullanmak, dolandırıcılık ve Kooperatifler Kanununa muhalefet etmek suçlarının ise kanunda öngörülen cezalarının üst sınırı itibariyle 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, son suç tarihi olan 15/12/1996 ile hüküm günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, gerekçeleri gösterilmek suretiyle sanıklar hakkında verilen düşme hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanıklar ..., ... ve ... hakkında sahtecilik ve zimmet suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Sanıkların üzerine atılı basit zimmet ve sahtecilik suçlarının kanunda öngörülen cezalarının üst sınırı itibariyle aynı Yasanın 102/3 ve 104/2. maddelerinde belirlenen on yıllık asli ve on beş yıllık kesintili dava zamanaşımına tabi oldukları, zamanaşımını kesen son işlem olan sanıklardan ...’in mahkeme sorgusunun 24/11/1998 tarihinde, sanık ...’nın 06/07/1998 tarihinde, sanık ...’nın ise 04/01/1999 tarihinde yapıldığı, bu itibarla sanıkların sorgu tarihleri ile hüküm günü arasında on yıllık asli zamanaşımı sürelerinin gerçekleştiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1.
.../...
-2-
maddesi de gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca açılan kamu davalarının zamanaşımı sebebiyle ve bu gerekçe ile ayrı ayrı DÜŞMESİNE, 18/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.