‹ Ana sayfa
Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/11296 K.2013/11653

Esas No: 2011/11296 · Karar No: 2013/11653 · Karar Tarihi: 10.07.2013
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanıkların dolandırıcılık, görevi kötüye kullanmak ve resmi evrakta sahtecilik suçlarından dolayı verilen düşme kararlarının temyiz itirazlarıdır; mahkeme, vekil tarafından yapılan temyiz taleplerini reddederek veya bozarak, ilgili davaların zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık, görevi kötüye kullanmak, resmi evrakta sahtecilik

HÜKÜM: 1-) Sanık ... hakkındaki davanın sanığın ölümü nedeniyle düşürülmesine

I-Katılan vekilinin sanık ... ... hakkında ölüm, sanık ... müdafiinin de zamanaşımı nedeniyle düşme kararlarına yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Sanık ... ... hakkında ölüm, sanık ... hakkında ise zamanaşımı nedeniyle düşme kararlarına yönelik katılan vekili ile adı geçen sanık müdafiinin temyizde hukuki menfaatleri bulunmadığı cihetle, vaki temyiz itirazlarının 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında "dolandırıcılık", sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarında ise "görevi kötüye kullanmak" suçlarından verilen düşme kararlarına yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'a yüklenen "dolandırıcılık", sanıklar ..., ..., ... ve ...' e yüklenen "görevi kötüye kullanmak" suçlarının yasada gerektirdiği cezalarının türü ve üst sınırı itibariyle tabi oldukları, suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihlerinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden kamu davasının vaki zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün istem gibi ONANMASINA,
III- Katılan vekilinin, sanıklar ... ve ... hakkında "resmi evrakta sahtecilik" suçundan verilen beraat kararlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Doktor olan sanık ... tarafından sahte olarak düzenlendiği iddia edilen 3 adet reçeteden 07.07.1998 tarihli olanındaki yazı ve imzaların sanığın el ürünü, 23.08.1998 ve 23.09.1998 tarihli iki adet reçete üzerindeki yazı ve imzaların ise sanığın el ürünü olmadığının 12.04.1999 tarihli bilirkişi raporuyla tespit edilmesi karşısında; sanığın eyleminin suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK'nun 240. maddesindeki "görevi kötüye kullanmak" suçunu oluşturduğunun kabulüyle yapılan incelemede gereği görüşüldü;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddeleri hükmü karşısında; sanık ...'e yüklenen değişen suç vasfına göre "görevi kötüye kullanmak" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar; sanık ...'a yüklenen "resmi evrakta sahtecilik" suçunun ise; yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren ve lehe olan 5237 sayılı TCK'nun 204/1. maddesindeki ceza miktarına göre tabi olduğu aynı Kanunun 66/1-e maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, son kesici işlem olan sanığın savunmasının alındığı 05.06.2001 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK'nun 66/1-e ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 10.07.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?