Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/4763 K.2013/2662
Özet: Mahkeme, 16 Eylül 2004 tarihli tefecilik suçunun yedi‑yıl altı aylık eklemeli zamanaşımına uğradığını belirterek, 5237 sayılı TCK 7/2 ve 5320 sayılı Kanun 8/1 maddeleri uyarınca hükmü bozdu; bu sebebe dayalı olarak açılan kamu davasını zamanaşımı nedeniyle düşürdü.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Tefecilik
HÜKÜM: Beraet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Duruşmada davaya katılma isteminin olmadığını belirten müştekinin sanık hakkındaki hükmü temyiz hak ve yetkisinin olmadığı anlaşılmakla; CMUK'nın 318 ve 317. maddeleri uyarınca duruşma ve temyiz istemlerinin reddi ile incelemenin duruşmasız ve sanık müdafiin temyiz istemiyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanığa isnat olunan tefecilik suçunun 2279 sayılı Yasanın 17. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen yedi yıl altı aylık eklemeli zamanaşımına tabi olduğu, suç tarihi olan 16/09/2004 ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddeleri gözetilmek suretiyle hükmün CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususta bir karar verilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak, açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 02/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...
SUÇ: Tefecilik
HÜKÜM: Beraet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Duruşmada davaya katılma isteminin olmadığını belirten müştekinin sanık hakkındaki hükmü temyiz hak ve yetkisinin olmadığı anlaşılmakla; CMUK'nın 318 ve 317. maddeleri uyarınca duruşma ve temyiz istemlerinin reddi ile incelemenin duruşmasız ve sanık müdafiin temyiz istemiyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanığa isnat olunan tefecilik suçunun 2279 sayılı Yasanın 17. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen yedi yıl altı aylık eklemeli zamanaşımına tabi olduğu, suç tarihi olan 16/09/2004 ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddeleri gözetilmek suretiyle hükmün CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususta bir karar verilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak, açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 02/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.