Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2016/6077 K.2018/3432
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, Hazine vekili ile sanık müdafïnin temyiz itirazının ve beyanın kanunlara uygun olmadığı gerekçesiyle 2004 yılında gerçekleşen tefecilik suçunun 7 yıl 6 aylık zamanaşımı süresinin dolmasını işleten kararını bozmuş, ardından 5320 sayılı Kanun ve 5271 sayılı CMK hükümlerine göre ilgili kamu davasını zamanaşımı nedeniyle düşürmüştür.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
KATILANLAR: Hazine, ...
SUÇ: Tefecilik
HÜKÜM: Beraat
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1-Sanık müdafiin yüzüne karşı verilen hükmü, CMUK'nın 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra ve 13/02/2015 günlü dilekçe ile vekalet ücretine yönelik temyiz etmiş olduğu anlaşılmakla temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesinde de gözetilerek CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
Katılanların temyiz itirazları ile sınırlı olarak yapılan incelemede;
2-Sanığa yüklenen tefecilik suçunun ödünç paranın verildiği tarihte yürürlükte olan 2279 sayılı Kanunun 17. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımı süresine tabi olduğu, suç tarihi olan 2004 yılı Ağustos ayı ile hüküm günü arasında bu sürenin gerçekleşmiş olması karşısında düşme kararı verilmesi, gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı sanık müdafii ile katılan Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 08/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
KATILANLAR: Hazine, ...
SUÇ: Tefecilik
HÜKÜM: Beraat
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1-Sanık müdafiin yüzüne karşı verilen hükmü, CMUK'nın 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra ve 13/02/2015 günlü dilekçe ile vekalet ücretine yönelik temyiz etmiş olduğu anlaşılmakla temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesinde de gözetilerek CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
Katılanların temyiz itirazları ile sınırlı olarak yapılan incelemede;
2-Sanığa yüklenen tefecilik suçunun ödünç paranın verildiği tarihte yürürlükte olan 2279 sayılı Kanunun 17. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımı süresine tabi olduğu, suç tarihi olan 2004 yılı Ağustos ayı ile hüküm günü arasında bu sürenin gerçekleşmiş olması karşısında düşme kararı verilmesi, gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı sanık müdafii ile katılan Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 08/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.