Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/13579 K.2013/7291
Özet: Uyuşmazlık, sanığın mühür bozma suçundan dolayı 2960 sayılı Kanun kapsamında adli para cezası ile ilgili temyiz talepleri üzerineydi; Asliye Ceza Mahkemesi, CMUK’nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca kararın bozulmasına karar vererek yeni bir yargılama başlatmıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Mühür bozma, 2960 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanık müdafiin duruşma isteminin ceza miktarı nazara alınarak CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddi ile incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı TCK'nın 61/9. maddesinde belirtilen “adli para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırı, o suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az, üst sınırı da, hapis cezasının üst sınırından fazla olamaz”, şeklindeki düzenlemenin 19/12/2006 tarihinde 5560 sayılı Kanunla yürürlüğe girdiği, bu tarihten önceki seçimlik cezalarda temel adli para cezasının alt sınırının 5237 sayılı TCK'nın 52/2. maddesi uyarınca 5 gün olduğunun nazara alınmadan mühür bozma suçundan yazılı şekilde hüküm tesisi,
CMK'nın 231/5. fıkrasının; "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder" şeklindeki düzenlemesi karşısında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının mahkümiyet olarak değerlendirilemeyeceği gözönüne alınarak, daha önce işlediği suç hakkında bu nitelikte bir karar verilen sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, sanık hakkında mühür bozma suçundan hüküm kurulurken 231/6. maddedeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin “Sanık hakkında Çorlu 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2007/948- 200/927 E. K. sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin karar da gözetilerek koşulları oluşmadığından” şeklinde hüküm kurulması ve 2960 sayılı Kanundan uygulama yapılırken, sanığa yükletilen suçta kamunun uğradığı maddi (somut) bir zarar bulunmaması karşısında, sanık hakkında CMK'nın 231. maddesinin uygulanma koşullarının bu doğrultuda değerlendirilmesi gerekirken “Sanığın suça konu yeri aynen iade suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderme koşulunu yerine getirmediğinden” şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle adı geçen maddenin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kabule göre de;
Türk Ceza Kanunun 52/2 maddesinin “En az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası olan bir gün karşılığı adli para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsi hâlleri gözönünde bulundurularak takdir edilir.” hükmü karşısında, sanığın dosyaya yansıyan ekonomik durumu da gözetilerek adli para cezasının asgari hadden uzaklaşılarak takdir edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 27/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Mühür bozma, 2960 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanık müdafiin duruşma isteminin ceza miktarı nazara alınarak CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddi ile incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı TCK'nın 61/9. maddesinde belirtilen “adli para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırı, o suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az, üst sınırı da, hapis cezasının üst sınırından fazla olamaz”, şeklindeki düzenlemenin 19/12/2006 tarihinde 5560 sayılı Kanunla yürürlüğe girdiği, bu tarihten önceki seçimlik cezalarda temel adli para cezasının alt sınırının 5237 sayılı TCK'nın 52/2. maddesi uyarınca 5 gün olduğunun nazara alınmadan mühür bozma suçundan yazılı şekilde hüküm tesisi,
CMK'nın 231/5. fıkrasının; "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder" şeklindeki düzenlemesi karşısında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının mahkümiyet olarak değerlendirilemeyeceği gözönüne alınarak, daha önce işlediği suç hakkında bu nitelikte bir karar verilen sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, sanık hakkında mühür bozma suçundan hüküm kurulurken 231/6. maddedeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin “Sanık hakkında Çorlu 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2007/948- 200/927 E. K. sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin karar da gözetilerek koşulları oluşmadığından” şeklinde hüküm kurulması ve 2960 sayılı Kanundan uygulama yapılırken, sanığa yükletilen suçta kamunun uğradığı maddi (somut) bir zarar bulunmaması karşısında, sanık hakkında CMK'nın 231. maddesinin uygulanma koşullarının bu doğrultuda değerlendirilmesi gerekirken “Sanığın suça konu yeri aynen iade suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderme koşulunu yerine getirmediğinden” şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle adı geçen maddenin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kabule göre de;
Türk Ceza Kanunun 52/2 maddesinin “En az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası olan bir gün karşılığı adli para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsi hâlleri gözönünde bulundurularak takdir edilir.” hükmü karşısında, sanığın dosyaya yansıyan ekonomik durumu da gözetilerek adli para cezasının asgari hadden uzaklaşılarak takdir edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 27/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.