Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/13573 K.2011/25043
Mühür bozma suçundan sanık ...’ın yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan mahkümiyetine dair, Karataş Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 25/01/2007 gün ve 2006/187 Esas, 2007/8 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C. Başsavcılığından tebliğname ve Yüksek 4. Ceza Dairesi'nden gönderme kararı ile Daireye verilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasa ile TCY.nın 61. maddesine 9. fıkra olarak eklenen düzenlemeye göre, adli para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda, bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırı, o suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az, üst sınırı da hapis cezasının üst sınırından fazla olamayacak ise de bu düzenlemenin 19.12.2006 tarihinden itibaren işlenen suçlar için uygulanması olanaklı olup suç tarihine göre cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırının 5 gün olduğu gözetilmeksizin sanığa fazla ceza tayini,
Sanığın sabıka kaydına konu suçla ilgili olarak 5728 sayılı Yasanın 120. maddesi ile 4922 sayılı Yasanın 20. maddesindeki yaptırımların idari para cezasına dönüştürülmüş olması karşısında hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürülüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de nazara alınarak mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06/12/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasa ile TCY.nın 61. maddesine 9. fıkra olarak eklenen düzenlemeye göre, adli para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda, bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırı, o suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az, üst sınırı da hapis cezasının üst sınırından fazla olamayacak ise de bu düzenlemenin 19.12.2006 tarihinden itibaren işlenen suçlar için uygulanması olanaklı olup suç tarihine göre cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırının 5 gün olduğu gözetilmeksizin sanığa fazla ceza tayini,
Sanığın sabıka kaydına konu suçla ilgili olarak 5728 sayılı Yasanın 120. maddesi ile 4922 sayılı Yasanın 20. maddesindeki yaptırımların idari para cezasına dönüştürülmüş olması karşısında hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürülüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de nazara alınarak mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06/12/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.