Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/12276 K.2012/6648
Özet: Uyuşmazlık, sanığın ekmek fırınında üretim izni olmadan mühür bozarak yasaklanan üretim faaliyetine devam etmesi nedeniyle 5179 sayılı Kanun kapsamında idari para cezası ve faaliyetten men edilmesinden kaynaklanıyor. Mahkeme, sanığın mührü bozan eylemini ikinci ayrı suç olarak kabul ederek, 5237 sayılı TCK'nın ilgili maddelerine göre hak yoksunluğunu düzelterek hükmün onaylandığını karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Mühür bozma
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
5179 sayılı Gıdaların Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesine Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun 29/a maddesinde izin ve tescil işlemi yaptırmadan üretime geçen veya ürünleri mübadele konusu yapan gerçek ve tüzel kişilerin idari para cezasıyla cezalandırılıp, faaliyetten men edileceğinin hükme bağlandığı, sanığa ait ekmek fırınının üretim izni bulunmadığından, 18/02/2009 tarihli Vezirköprü Kaymakamlığı'nın kararıyla üretimden men edildiği ve kararın icrasının 27/02/2009 tarihinde yapılarak işyerinin mühürlendiği, ancak sanığın mührü bozarak yasaklanan üretim faaliyetine devam ettiği 02/03/2009 tarihli tutanakla tespit edilmekle, ikinci eylem, ilkinden ayrı olduğundan tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile haklarından koşullu salıverilme tarihine, 53/1. maddesinde yazılı diğer haklardan 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılması yerine infazda kuşkuya yol açacak şekilde "TCK'nun 53/1-c madde ve fıkrasında belirtilen haklarını ise koşullu salıverilinceye kadar kullanmaktan yoksun bırakılmasına" şeklinde karar verilmesi, kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK'nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının üçüncü bendinde yer alan 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesi gereğince hükmedilen hak yoksunluğu ile ilgili bölümün çıkarılarak yerine "5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile haklarından koşullu salıverilme tarihine, 53/1. maddesinde yazılı diğer haklardan 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" denilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Mühür bozma
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
5179 sayılı Gıdaların Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesine Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun 29/a maddesinde izin ve tescil işlemi yaptırmadan üretime geçen veya ürünleri mübadele konusu yapan gerçek ve tüzel kişilerin idari para cezasıyla cezalandırılıp, faaliyetten men edileceğinin hükme bağlandığı, sanığa ait ekmek fırınının üretim izni bulunmadığından, 18/02/2009 tarihli Vezirköprü Kaymakamlığı'nın kararıyla üretimden men edildiği ve kararın icrasının 27/02/2009 tarihinde yapılarak işyerinin mühürlendiği, ancak sanığın mührü bozarak yasaklanan üretim faaliyetine devam ettiği 02/03/2009 tarihli tutanakla tespit edilmekle, ikinci eylem, ilkinden ayrı olduğundan tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile haklarından koşullu salıverilme tarihine, 53/1. maddesinde yazılı diğer haklardan 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılması yerine infazda kuşkuya yol açacak şekilde "TCK'nun 53/1-c madde ve fıkrasında belirtilen haklarını ise koşullu salıverilinceye kadar kullanmaktan yoksun bırakılmasına" şeklinde karar verilmesi, kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK'nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının üçüncü bendinde yer alan 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesi gereğince hükmedilen hak yoksunluğu ile ilgili bölümün çıkarılarak yerine "5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile haklarından koşullu salıverilme tarihine, 53/1. maddesinde yazılı diğer haklardan 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" denilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.