Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2008/558 K.2012/489
**MAHKEMESİ:**Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zimmet, denetim görevini ihmal ederek zimmete sebebiyet vermek
**HÜKÜM:** Zimmet suçundan sanık ... Tiryaki'nin mahkümiyetine, sanıklar ... Emlik ve Nursen Budak hakkında zimmete sebebiyet vermek suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıklar ... ve ...'ın haklarında denetim görevini ihmal ederek zimmete sebebiyet vermek suçundan kurulan hükmün yapılan temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanıklar hakkında açılan kamu davasının karar tarihi itibariyle yürürlükte olan CMK'nın 223/8. maddesine göre zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddeleri gereğince ortadan kaldırılmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan sanık hakkında açılan kamu davasının "765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerine göre zamanaşımı sebebi ile ortadan kaldırılmasına" cümlesinin hükümden çıkartılıp yerine "Sanıklar hakkında açılan kamu davasının CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanık ... hakkında zimmet suçundan kurulan hükmün yapılan temyiz incelemesinde;
5271 sayılı CMK'nın 232/7. maddesine aykırı olarak gerekçeli kararın mahkeme mührü ile mühürlenmemesi,
Olay tarihinde krediler servisinde görev yaptığı anlaşılan sanığın bankanın parasına vazülyed veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olup olmadığı saptandıktan sonra hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu'nun 04/05/2010 gün ve 2009/7-223 Esas, 2010/104 Karar ve 08/02/2005 gün ve 2004/5-146 Esas, 2005/7 sayılı Kararlarında vurgulandığı üzere; 25/11/2000 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4603 sayılı Yasanın 1. maddesinin 2 ve 5. fıkraları uyarınca, T.C. Ziraat Bankası, Türkiye Halk Bankası ve T.C. Emlak Bankası ile birlikte özel hukuk statüsüne tabi tutularak, anonim şirket haline dönüştürülmek suretiyle, personeli hakkında 233 ve 399 sayılı KHK'lerin uygulanması olanağı ortadan kaldırılmış, bu suretle de anılan banka personelinin memur gibi cezalandırılmaları olanaksız hale getirilerek, bu personelin zimmet ve nitelikli zimmet eylemleri nedeniyle, 765 sayılı TCK'nın 202. maddesinin tatbik yeteneği ortadan kaldırılmış ise de, anılan değişiklikle, banka mensuplarının bu tür eylemleri, suç olmaktan çıkarılmamış, banka aleyhine gerçekleştirdikleri zimmet ya da nitelikli zimmet eylemleri 4389 sayılı Bankalar Yasasının 22. maddesinin 3. fıkrası ve 01.11.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Yasasının 160. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile yaptırım altına alınmış olması karşısında 25.11.2000 tarihinden itibaren söz konusu banka personelinin zimmet suçlarında 4389 sayılı Yasanın 22. ve 5411 sayılı Yasanın 160. maddeleri, 25/11/2000 tarihinden önce işlenen zimmet suçlarında ise 4389 ve 5411 sayılı Yasaların anılan maddeleri ile 765 sayılı TCK'nın 202. maddesi uyarınca değerlendirme yapılmasının zorunlu olması ve mevcut olayda T.C. Ziraat Bankası personeli olan sanığın eylemini 09/10/1998 tarihinde gerçekleştirdiği gözetildiğinde 4389 sayılı Yasanın 22., 5411 sayılı Yasanın 160. ve 765 sayılı TCK'nın 202. maddeleri karşılaştırılıp lehe olan Yasa belirlendikten sonra hüküm kurulması gerekirken uygulanma olanağı bulunmayan 5237 sayılı Yasa uyarınca yazılı şekilde hüküm tesisi,
5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesine göre 53/l-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan vekili ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HSYK'nın 12/07/2011 gün ve 233 sayılı Kararıyla ... ilçesi adli teşkilatı kapatılarak ... Adliyesi ile birleştirilmesine karar verildiğinden dosyanın ... 1. Ağır Ceza Mahkemesi yerine kurulan ... 18. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine, 14/02/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Zimmet, denetim görevini ihmal ederek zimmete sebebiyet vermek
**HÜKÜM:** Zimmet suçundan sanık ... Tiryaki'nin mahkümiyetine, sanıklar ... Emlik ve Nursen Budak hakkında zimmete sebebiyet vermek suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıklar ... ve ...'ın haklarında denetim görevini ihmal ederek zimmete sebebiyet vermek suçundan kurulan hükmün yapılan temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanıklar hakkında açılan kamu davasının karar tarihi itibariyle yürürlükte olan CMK'nın 223/8. maddesine göre zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddeleri gereğince ortadan kaldırılmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan sanık hakkında açılan kamu davasının "765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerine göre zamanaşımı sebebi ile ortadan kaldırılmasına" cümlesinin hükümden çıkartılıp yerine "Sanıklar hakkında açılan kamu davasının CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanık ... hakkında zimmet suçundan kurulan hükmün yapılan temyiz incelemesinde;
5271 sayılı CMK'nın 232/7. maddesine aykırı olarak gerekçeli kararın mahkeme mührü ile mühürlenmemesi,
Olay tarihinde krediler servisinde görev yaptığı anlaşılan sanığın bankanın parasına vazülyed veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olup olmadığı saptandıktan sonra hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu'nun 04/05/2010 gün ve 2009/7-223 Esas, 2010/104 Karar ve 08/02/2005 gün ve 2004/5-146 Esas, 2005/7 sayılı Kararlarında vurgulandığı üzere; 25/11/2000 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4603 sayılı Yasanın 1. maddesinin 2 ve 5. fıkraları uyarınca, T.C. Ziraat Bankası, Türkiye Halk Bankası ve T.C. Emlak Bankası ile birlikte özel hukuk statüsüne tabi tutularak, anonim şirket haline dönüştürülmek suretiyle, personeli hakkında 233 ve 399 sayılı KHK'lerin uygulanması olanağı ortadan kaldırılmış, bu suretle de anılan banka personelinin memur gibi cezalandırılmaları olanaksız hale getirilerek, bu personelin zimmet ve nitelikli zimmet eylemleri nedeniyle, 765 sayılı TCK'nın 202. maddesinin tatbik yeteneği ortadan kaldırılmış ise de, anılan değişiklikle, banka mensuplarının bu tür eylemleri, suç olmaktan çıkarılmamış, banka aleyhine gerçekleştirdikleri zimmet ya da nitelikli zimmet eylemleri 4389 sayılı Bankalar Yasasının 22. maddesinin 3. fıkrası ve 01.11.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Yasasının 160. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile yaptırım altına alınmış olması karşısında 25.11.2000 tarihinden itibaren söz konusu banka personelinin zimmet suçlarında 4389 sayılı Yasanın 22. ve 5411 sayılı Yasanın 160. maddeleri, 25/11/2000 tarihinden önce işlenen zimmet suçlarında ise 4389 ve 5411 sayılı Yasaların anılan maddeleri ile 765 sayılı TCK'nın 202. maddesi uyarınca değerlendirme yapılmasının zorunlu olması ve mevcut olayda T.C. Ziraat Bankası personeli olan sanığın eylemini 09/10/1998 tarihinde gerçekleştirdiği gözetildiğinde 4389 sayılı Yasanın 22., 5411 sayılı Yasanın 160. ve 765 sayılı TCK'nın 202. maddeleri karşılaştırılıp lehe olan Yasa belirlendikten sonra hüküm kurulması gerekirken uygulanma olanağı bulunmayan 5237 sayılı Yasa uyarınca yazılı şekilde hüküm tesisi,
5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesine göre 53/l-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan vekili ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HSYK'nın 12/07/2011 gün ve 233 sayılı Kararıyla ... ilçesi adli teşkilatı kapatılarak ... Adliyesi ile birleştirilmesine karar verildiğinden dosyanın ... 1. Ağır Ceza Mahkemesi yerine kurulan ... 18. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine, 14/02/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.