‹ Ana sayfa
Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2007/115 K.2011/22375

Esas No: 2007/115 · Karar No: 2011/22375 · Karar Tarihi: 24.10.2011
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların zimmet ve denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma suçlarından yargılanmasıdır; mahkeme, ilgili TCK maddelerine göre zamanaşımı nedeniyle hükmü bozmuş ve sanık hakkında açılan kamu davasını düşürmüştür. Bu kararla birlikte, sanığın beraatı veya mahkumiyetine ilişkin hüküm iptal edilerek dava süreci sonlandırılmıştır.
Zimmet ve denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma suçlarından sanıklar ... ve ...’in yapılan yargılanmaları sonunda; sanık ...’in beraetine sanık ...’ın mahkümiyetine dair, ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 30/11/2005 gün ve 2005/539 Esas, 2005/477 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi O Yer C.Savcısı, sanık ... müdafii ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ...’e isnat olunan denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma suçunun yasa maddesinde öngörülen cezasının tutarına nazaran 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde belirlenen 5 yıllık asli zamanaşımına tabi olduğu, sanığın sorgusunun yapıldığı 12.10.2005 tarihiyle inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından 5237 sayılı TCK.nun 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Yasanın 322 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Sanık ... hakkında kurulan mahkümiyet hükmünün temyiz incelemesine gelince;
Temel cezanın alt sınırdan tayini, artırım ve indirimlerin ise en lehe oranlar üzerinde yapılması halinde dahi 765 sayılı Yasanın açıkça aleyhe sonuç doğurduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki “her iki yasayla ilgili uygulamanın denetime olanak verecek biçimde kararda gösterilmesi gerektiği” yönündeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine;
Ancak;
Sanığın eylemini farklı tarihlerde gerçekleştirerek teselsül ettirdiği halde hakkında 5237 sayılı TCK.nun 43/1. maddesinin tatbik edilmemesi, hapis cezasına mahkümiyetin doğal sonucu olarak 5237 sayılı Yasanın 53/1 maddesine göre hak yoksunluğuna hükmedilmemesi ve suçun TCK.nun 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması,
Hükümden sonra 08/02/2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14 maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, bu maddenin 6. fıkrasına 25/07/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de nazara alınarak mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii, O Yer C.Savcısı ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24/10/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?