Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2007/11653 K.2011/24293
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların nitelikli zimmet ve denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma suçlarından yargılanması ve ilgili mahkeme kararlarının süre içinde incelenip bozulup bozulmadığı konusundaki iddialardır. Mahkeme, 2006/53 kararı kapsamında sanıkların üzerlerine atılı denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma suçundan zamanaşımı nedeniyle davaların düşmesini ve sanığın zimmet suçundan kurulan hükmün indirimli ceza ile infazının tamamlanmasına karar vererek, ilgili kararları bozmuştur.
Nitelikli zimmet ve denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma suçlarından sanıklar ..., ... ve ...'nin bozma üzerine yapılan yargılanmaları sonunda; sanık ...'in zincirleme biçimde basit zimmet suçundan mahkümiyetine, diğer sanıklar ... ve ...'nin üzerlerine atılı denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma suçundan beraetlerine dair, İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 13.02.2006 gün ve 2005/364 Esas, 2006/53 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık ... müdafii ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar ... ve ...'nin üzerlerine atılı denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma suçuna 765 sayılı Yasanın 203. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı itibariyle aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen yedi yıl altı aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, en son suç tarihi olan 14.01.2002 tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükmün 5237 sayılı TCK.nun 7/2 ve 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddeleri gözetilmek suretiyle CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca davaların zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Sanık ... hakkında zimmet suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamış, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
CMK.nun 2/e, 158/1 ve 160. maddelerine ve Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 17.06.2006 gün 2006/5-165-213 sayılı kararına göre; soruşturmanın, "kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evreyi" ifade ettiği ve soruşturmanın Cumhuriyet Başsavcılığı veya kolluk makamlarınca suçun işlendiğinin öğrenilmesiyle başladığı dikkate alınarak, sanığın soruşturma başlamadan önce zimmetine geçirdiği parayı tamamen iade ettiği anlaşıldığından, cezasından 5237 sayılı TCK.nun 248/1. maddesi uyarınca 2/3 yerine aynı Kanunun 248/2. maddesi gereğince 1/2 oranında indirim yapılması sonucu fazla ceza tayini,
5237 sayılı TCK.nun 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan vekili ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 24.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sanıklar ... ve ...'nin üzerlerine atılı denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma suçuna 765 sayılı Yasanın 203. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı itibariyle aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen yedi yıl altı aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, en son suç tarihi olan 14.01.2002 tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükmün 5237 sayılı TCK.nun 7/2 ve 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddeleri gözetilmek suretiyle CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca davaların zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Sanık ... hakkında zimmet suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamış, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
CMK.nun 2/e, 158/1 ve 160. maddelerine ve Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 17.06.2006 gün 2006/5-165-213 sayılı kararına göre; soruşturmanın, "kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evreyi" ifade ettiği ve soruşturmanın Cumhuriyet Başsavcılığı veya kolluk makamlarınca suçun işlendiğinin öğrenilmesiyle başladığı dikkate alınarak, sanığın soruşturma başlamadan önce zimmetine geçirdiği parayı tamamen iade ettiği anlaşıldığından, cezasından 5237 sayılı TCK.nun 248/1. maddesi uyarınca 2/3 yerine aynı Kanunun 248/2. maddesi gereğince 1/2 oranında indirim yapılması sonucu fazla ceza tayini,
5237 sayılı TCK.nun 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan vekili ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 24.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.