Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/26609 K.2013/32267
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hakaret
HÜKÜM: Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, 30/09/2010 tarihli celsede sanıktan şikayetçi olduğunu belirten müşteki ...'e davaya katılmak isteyip istemediğinin sorulmamış olması nedeniyle adı geçenin hükmü temyiz hak ve yetkisi bulunduğu kabul edilip 5271 sayılı CMK'nın 237/2. maddesi gereğince suçtan zarar gören müşteki ...'in davaya katılmasına karar verilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-30/09/2010 tarihli celsede, sonraki duruşma 26/05/2011 gününe bırakıldığı halde yakalama kararının infazı ile duruşmaya getirilen sanığın celse arasında sorgusu yapılmak suretiyle, belirtilen tarihte duruşma yapılmadan davanın karara bağlanarak CMK'nın 233 ve 234. maddelerine muhalefet edilmesi,
2-Sanığın, şaka olsun diye müştekinin fotoğrafını çoğaltıp müşterilere dağıttığı biçimindeki savunması karşısında, fotoğrafı dağıttığı müşterilerin açık kimlik bilgilerinin müşteki ve sanığa sorulmak suretiyle tespit edilip tanık sıfatıyla yöntemince dinlenilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuksal durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve katılan ... vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 16/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hakaret
HÜKÜM: Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, 30/09/2010 tarihli celsede sanıktan şikayetçi olduğunu belirten müşteki ...'e davaya katılmak isteyip istemediğinin sorulmamış olması nedeniyle adı geçenin hükmü temyiz hak ve yetkisi bulunduğu kabul edilip 5271 sayılı CMK'nın 237/2. maddesi gereğince suçtan zarar gören müşteki ...'in davaya katılmasına karar verilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-30/09/2010 tarihli celsede, sonraki duruşma 26/05/2011 gününe bırakıldığı halde yakalama kararının infazı ile duruşmaya getirilen sanığın celse arasında sorgusu yapılmak suretiyle, belirtilen tarihte duruşma yapılmadan davanın karara bağlanarak CMK'nın 233 ve 234. maddelerine muhalefet edilmesi,
2-Sanığın, şaka olsun diye müştekinin fotoğrafını çoğaltıp müşterilere dağıttığı biçimindeki savunması karşısında, fotoğrafı dağıttığı müşterilerin açık kimlik bilgilerinin müşteki ve sanığa sorulmak suretiyle tespit edilip tanık sıfatıyla yöntemince dinlenilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuksal durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve katılan ... vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 16/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.