Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2009/9393 K.2011/8982
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, suçlu şahsın tehlikeli katılımcılarına yönelik söve ve tehditleri nedeniyle verilen temyiz edilen hükmü, hatalı tanık prosedürü, savunma eksikliği, yetersiz infaz rejimi tartışması ve 5275 sayılı kanunun uygulanmaması nedeniyle bozdu ve dosyayı esas mahkemeye gönderdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Tehdit ve sövme
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Yargılama oturumlarında dinlenilen tanıklara CYY.nın 53. maddesinde düzenlenen hususların hatırlatılmaması,
2-Sanığın, aşamalardaki savunmalarında önceki eşi olan yakınanın ve kayın validesinin üzerine yürüyerek kendisine sövdüğünü iddia etmesi karşısında, TCY.nın 129. ve 29. maddelerinde düzenlenen hükümlerin sanık lehine uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmayarak yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
Kabule göre;
3-Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirinin ne şekilde uygulanacağı, süresi ve bu konuda karar verecek merci 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinde düzenlenmiş bulunduğundan denetimli serbestlik tedbirinin süresinin infaz aşamasında 5275 sayılı Yasa hükümleri uyarınca belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, infazı kısıtlar biçimde 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...'in temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Tehdit ve sövme
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Yargılama oturumlarında dinlenilen tanıklara CYY.nın 53. maddesinde düzenlenen hususların hatırlatılmaması,
2-Sanığın, aşamalardaki savunmalarında önceki eşi olan yakınanın ve kayın validesinin üzerine yürüyerek kendisine sövdüğünü iddia etmesi karşısında, TCY.nın 129. ve 29. maddelerinde düzenlenen hükümlerin sanık lehine uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmayarak yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
Kabule göre;
3-Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirinin ne şekilde uygulanacağı, süresi ve bu konuda karar verecek merci 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinde düzenlenmiş bulunduğundan denetimli serbestlik tedbirinin süresinin infaz aşamasında 5275 sayılı Yasa hükümleri uyarınca belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, infazı kısıtlar biçimde 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...'in temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.