Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2013/4579 K.2013/43870
Özet: Sulh Ceza Mahkemesi’nin 01/04/2010 tarihli duruşmasında sanığına kanıtlanmış darbe olayını gözden kaçırarak ve gereken bilirkişi raporlarını almadan, 5320 sayılı Yasa’ya göre savunma hakkı ihlali nedeniyle, 04.12.2013 tarihinde, 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMA kararı verildi.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Beraat
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Müştekinin şikayetinin devam ettiğini belirtmesine rağmen mahkemece CMK'nin 238/2 maddesine aykırı olarak katılma hususunun sorulmamış olduğu anlaşılmış ise de; temyiz yolu incelemesinde müştekinin CMK'nin 237/2 maddesi hükmü uyarınca katılan olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1) Müştekinin vücudunun değişik yerlerinde darp nedeniyle meydana geldiği belirlenen yaralanmaların doktor raporuyla ortaya konulduğu, müştekinin aşamalarda istikrarlı biçimde kendisini sanığın dövdüğünü bildirdiği, bu durumuyla sanığın suç işlediği hususunda yeterli kanıtın bulunduğu gözetilmeden, dosya içeriği ile ilgisi bulunmayan bilirkişi incelemesi dikkate alınarak sanığın beraatine karar verilmesi,
2) Mahkemenin 01/04/2010 tarihli duruşmada müşteki hakkında yaptığı gözlemde "Müştekinin dış görünüşü ve davranışları gözlemlendi, kendini ifade etmekte güçlük çektiği anlaşıldı" denilmesine ve dinlenen sosyal hizmet uzmanının "Müşteki duygu ve düşüncelerini sağlıklı bir şekilde ifade edememektedir" şeklindeki beyanına rağmen, müştekinin TCK'nin 86/3-b maddesi kapsamında "beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak durumda" bulunup bulunmadığı hususunda rapor aldırılmadan eksik incelemeyle karar verilmesi;
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 04.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Beraat
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Müştekinin şikayetinin devam ettiğini belirtmesine rağmen mahkemece CMK'nin 238/2 maddesine aykırı olarak katılma hususunun sorulmamış olduğu anlaşılmış ise de; temyiz yolu incelemesinde müştekinin CMK'nin 237/2 maddesi hükmü uyarınca katılan olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1) Müştekinin vücudunun değişik yerlerinde darp nedeniyle meydana geldiği belirlenen yaralanmaların doktor raporuyla ortaya konulduğu, müştekinin aşamalarda istikrarlı biçimde kendisini sanığın dövdüğünü bildirdiği, bu durumuyla sanığın suç işlediği hususunda yeterli kanıtın bulunduğu gözetilmeden, dosya içeriği ile ilgisi bulunmayan bilirkişi incelemesi dikkate alınarak sanığın beraatine karar verilmesi,
2) Mahkemenin 01/04/2010 tarihli duruşmada müşteki hakkında yaptığı gözlemde "Müştekinin dış görünüşü ve davranışları gözlemlendi, kendini ifade etmekte güçlük çektiği anlaşıldı" denilmesine ve dinlenen sosyal hizmet uzmanının "Müşteki duygu ve düşüncelerini sağlıklı bir şekilde ifade edememektedir" şeklindeki beyanına rağmen, müştekinin TCK'nin 86/3-b maddesi kapsamında "beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak durumda" bulunup bulunmadığı hususunda rapor aldırılmadan eksik incelemeyle karar verilmesi;
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 04.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.