Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2011/4442 K.2012/34496
Özet: Mahkeme, katılanın 14 Kasım 2006’da yaptığı 5.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminat talebini ve 8 Mart 2007’deki cellesede tazminat için haklarının saklı kalmasını talebini inceledi, sanığın zarar gideriminde bulunmadığını ve uzlaşma girişiminde bulunmadığını değerlendirerek, 15 Ekim 2012’de oybirliğiyle onaylayarak mahkumiyet hükmünü saklı kıdı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Katılanın bozma öncesi 14.11.2006 tarihinde mahkemeye dilekçe vererek 5.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, yine 8.3.2007 tarihli celsede tazminat yönünden haklarının saklı kalmasını talep ederek uzlaşmayı kabul etmediğini beyan ettiği, öte yandan sanığın, dosya kapsamına göre katılanın dilekçesinde belirttiği zarar talepleri ile ilgili olarak zarar gideriminde bulunmadığı ve uzlaşma yönünde herhangi bir girişimde bulunmadığı anlaşıldığından, tebliğnamenin bozma yönündeki görüşüne iştirak edilmemiştir.
Bozma sonrası yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 15/10/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Katılanın bozma öncesi 14.11.2006 tarihinde mahkemeye dilekçe vererek 5.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, yine 8.3.2007 tarihli celsede tazminat yönünden haklarının saklı kalmasını talep ederek uzlaşmayı kabul etmediğini beyan ettiği, öte yandan sanığın, dosya kapsamına göre katılanın dilekçesinde belirttiği zarar talepleri ile ilgili olarak zarar gideriminde bulunmadığı ve uzlaşma yönünde herhangi bir girişimde bulunmadığı anlaşıldığından, tebliğnamenin bozma yönündeki görüşüne iştirak edilmemiştir.
Bozma sonrası yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 15/10/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.