Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2011/40431 K.2012/40435
**MAHKEMESİ:**Sulh Ceza Mahkemesi
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin hatalı yazımı mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmekle, nisbi vekalet ücreti tayin edilmemesi ise temyiz edenin sıfatı nedeniyle bozma sebebi yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1) Mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporundan sanığın eyleminin işgal ve faydalanma suçunu oluşturduğunun anlaşılmasına, sanığın sabıkasız olmasına göre diğer objektif ve subjektif koşulların mevcudiyeti değerlendirilmeden şartları oluşmadığı gerekçesiyle sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nin 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2) 5728 sayılı Kanunla değişik 6831 sayılı Kanun hükümlerinin sanığın lehine olduğunun kabul edilmesine göre dava konusu yerdeki çitin 5237 sayılı TCK'nin 54. maddesi ile müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Sanığın yokluğunda karar verilmesine karşılık kısa kararın sanığın yüzüne karşı verildiği belirtilmek suretiyle çelişki yaratılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bozma üzerine verilen hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 29.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin hatalı yazımı mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmekle, nisbi vekalet ücreti tayin edilmemesi ise temyiz edenin sıfatı nedeniyle bozma sebebi yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1) Mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporundan sanığın eyleminin işgal ve faydalanma suçunu oluşturduğunun anlaşılmasına, sanığın sabıkasız olmasına göre diğer objektif ve subjektif koşulların mevcudiyeti değerlendirilmeden şartları oluşmadığı gerekçesiyle sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nin 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2) 5728 sayılı Kanunla değişik 6831 sayılı Kanun hükümlerinin sanığın lehine olduğunun kabul edilmesine göre dava konusu yerdeki çitin 5237 sayılı TCK'nin 54. maddesi ile müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Sanığın yokluğunda karar verilmesine karşılık kısa kararın sanığın yüzüne karşı verildiği belirtilmek suretiyle çelişki yaratılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bozma üzerine verilen hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 29.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.