Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2010/15089 K.2011/10956
Özet: Sulh Ceza Mahkemesi'nin sanığın mahkumiyetini yargılaması, Yargıtayın 2006/3-170 E ve 2006/166 K kararları ışığında temyiz dilekçesinin geçerli kabul edilip temyiz davasının devam etmesi, ancak 5237 sayılı TCK ve 5347 sayılı yasa hükümlerinin ihlal edildiği gerekçesiyle mahkemenin kararını bozmasını içeren 14.07.2011 oybirliğiyle karar verildi.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 27.06.2006 T, 2006/3-170 E ve 2006/166 K ve 03.02.2009/5 E, 11 K sayılı kararı gereğince Anayasa'nın 40/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 34/2 ve 232/6 madde ve fıkraları uyarınca kararda kanun yoluna başvuru şeklinde tebliğ ve tefhiminden itibaren denilerek tereddüte yol açılması, 5275 sayılı CMK 40/2 maddesine göre eski hale getirme nedeni sayılacağından sanığın temyiz dilekçesi geçerli kabul edilerek yapılan incelemede;
Sair itirazlar yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanık hakkında verilen ceza paraya çevrilip ertelenmesi dahi suç tarihi (12.05.2004) tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nın ve 647 sayılı Kanun hükümlerinin hem paraya çevrilip hemde ertelenmesi, paraya çevirmede esas alınan asgari para birimi ve erteli cezanın süresi sonunda silinmesi koşulları bakımından daha lehe olduğu gözetilmeden 5237 sayılı TCK'nın ile hüküm tesisi,
2- Sanık hakkında kamu davasının açılma tarihi (12.07.2005), 01.06.2005 tarihinden sonra olmakla 5347 sayılı yasanın 5320 sayılı yasa ile değişik geçici bir maddesine göre sanık aleyhine tazminat ve ağaçlandırma giderine hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bozmaya uyularak verilen hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 14.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 27.06.2006 T, 2006/3-170 E ve 2006/166 K ve 03.02.2009/5 E, 11 K sayılı kararı gereğince Anayasa'nın 40/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 34/2 ve 232/6 madde ve fıkraları uyarınca kararda kanun yoluna başvuru şeklinde tebliğ ve tefhiminden itibaren denilerek tereddüte yol açılması, 5275 sayılı CMK 40/2 maddesine göre eski hale getirme nedeni sayılacağından sanığın temyiz dilekçesi geçerli kabul edilerek yapılan incelemede;
Sair itirazlar yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanık hakkında verilen ceza paraya çevrilip ertelenmesi dahi suç tarihi (12.05.2004) tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nın ve 647 sayılı Kanun hükümlerinin hem paraya çevrilip hemde ertelenmesi, paraya çevirmede esas alınan asgari para birimi ve erteli cezanın süresi sonunda silinmesi koşulları bakımından daha lehe olduğu gözetilmeden 5237 sayılı TCK'nın ile hüküm tesisi,
2- Sanık hakkında kamu davasının açılma tarihi (12.07.2005), 01.06.2005 tarihinden sonra olmakla 5347 sayılı yasanın 5320 sayılı yasa ile değişik geçici bir maddesine göre sanık aleyhine tazminat ve ağaçlandırma giderine hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bozmaya uyularak verilen hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 14.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.