Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2009/9356 K.2010/16129
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, 27.10.2010'de 27.10.2010'da oybirliğiyle kararı bozmuş; mahkeme, sanığın mahkumiyetine ilişkin 765 sayılı TCK ve 5237 sayılı TCK’nin eksik incelenmesi ve 5252 sayılı Yasa 9/3. maddesinin uygulanmaması nedeniyle hükmü isteme aykırı olarak kabul etmiş ve kararını bozmuştur.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair.
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak;
1- Mağdur hakkında Bandırma Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 9.12.2004 tarihli raporda yaralanma sonucu yaşamsal tehlike geçirmediği, 15 ... iş ve güç kaybı meydana geldiği ve 25 günde iyileşeceğini, bildirmiş olması, bilahare Adli Tıp Kurumu Bursa Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 6.6.2006 tarihli raporda yaşamsal tehlike geçirmeyen mağdurun burun kemiğinde kırık oluştuğunun belirtilmiş olmasına göre sanığın eyleminin 765 sayılı TCK' nun 456/1. maddesi kapsamında kalması ihtimali karşısında ilgili adli tıp kurumundan 765 sayılı TCK' nu ve 5237 sayılı TCK' nu hükümlerine göre aldırılacak ayrıntılı adil rapor sonucu gözetilerek hukuki durumun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
2- 5252 Sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca eski yasa-yeni yasa lehe ve aleyhe karşılaştırma ve değerlendirmesinin ayrıntılı ve denetime olanak verecek şekilde yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Kabule göre de atılı eyleme karşılık gelen 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı yasanın 4. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK' nın 87/3. maddesinin, 765 sayılı TCK' nun 456/2. maddesine nazaran sanığın daha lehine olduğu gözetilmeden değerlendirmede düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı BOZULMASINA, 27.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair.
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak;
1- Mağdur hakkında Bandırma Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 9.12.2004 tarihli raporda yaralanma sonucu yaşamsal tehlike geçirmediği, 15 ... iş ve güç kaybı meydana geldiği ve 25 günde iyileşeceğini, bildirmiş olması, bilahare Adli Tıp Kurumu Bursa Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 6.6.2006 tarihli raporda yaşamsal tehlike geçirmeyen mağdurun burun kemiğinde kırık oluştuğunun belirtilmiş olmasına göre sanığın eyleminin 765 sayılı TCK' nun 456/1. maddesi kapsamında kalması ihtimali karşısında ilgili adli tıp kurumundan 765 sayılı TCK' nu ve 5237 sayılı TCK' nu hükümlerine göre aldırılacak ayrıntılı adil rapor sonucu gözetilerek hukuki durumun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
2- 5252 Sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca eski yasa-yeni yasa lehe ve aleyhe karşılaştırma ve değerlendirmesinin ayrıntılı ve denetime olanak verecek şekilde yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Kabule göre de atılı eyleme karşılık gelen 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı yasanın 4. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK' nın 87/3. maddesinin, 765 sayılı TCK' nun 456/2. maddesine nazaran sanığın daha lehine olduğu gözetilmeden değerlendirmede düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı BOZULMASINA, 27.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.