Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2009/258 K.2010/7847
Özet: Ağır Ceza Mahkemesi, 5.5.2010 tarihli ve oybirliğiyle alınan kararla, 5237 sayılı TCK ve 765 sayılı TCK hükümlerinin uygulanması sonucunda sanığın lehine doğan yazılı hükmü, 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca temyiz itirazlarının beklemesiyle, sanığın kendine ait hakları ile ilgili 53. maddeden kaynaklanan üstünlükleri göz önünde bulundurarak Bozdu.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair.
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak;
5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca 5237 sayılı TCK ile 765 sayılı TCK'nun olayla ilgili bütün hükümleri bir bütün halinde uygulandıktan sonra, ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılmasında cezaların eşitliği halinde 765 sayılı TCK'nun 31. maddesi uyarınca hükmolunan kamu hizmetlerinden yoksun bırakılmanın aynı kanunun 41/2 maddesi gereğince cezanın infazından sonra başlayacağı, oysa 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinde ifadesini bulan hakları kullanmaktan yoksunluğun en fazla cezanın infazı ile son bulacağı nazara alındığında 5237 sayılı TCK hükümlerinin uygulanmasının sanığın daha lehine olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 5.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair.
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak;
5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca 5237 sayılı TCK ile 765 sayılı TCK'nun olayla ilgili bütün hükümleri bir bütün halinde uygulandıktan sonra, ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılmasında cezaların eşitliği halinde 765 sayılı TCK'nun 31. maddesi uyarınca hükmolunan kamu hizmetlerinden yoksun bırakılmanın aynı kanunun 41/2 maddesi gereğince cezanın infazından sonra başlayacağı, oysa 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinde ifadesini bulan hakları kullanmaktan yoksunluğun en fazla cezanın infazı ile son bulacağı nazara alındığında 5237 sayılı TCK hükümlerinin uygulanmasının sanığın daha lehine olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 5.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.