Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2009/23262 K.2012/5267
Özet: Sanığın mahkumiyetine ilişkin asliye ceza mahkemesi, iddianame kabulünü ve takdir hakkı kullanımını belirterek, temyiz itirazlarını reddederek, usul ve yasalara uygun hükmün 15.02.2012 gününde oybirliğiyle onaylanmasına karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
İddianamenin kabulü kararı okunmadan duruşmanın başladığı açıklanmış ise de; CMK'nun 191/3-b maddesi uyarınca iddianame ve eklerinin okunduğu ve bunun iddianamenin kabulü kararının okunmasını da kapsadığının kabulü gerektiği ve bu husus sonuca etkili görülmediğinden,
Sanığın olaydan hemen sonra aynı tarihte Cezaevi Müdürlüğü'ne olayla aynı tarihte verdiği beyanda; katılanın kendisine küfür ettiğinden bahsetmeyerek “o anki kızgınlık ve yalancı şahitliğin verdiği psikoloji ile yumruk vurduğunu” belirtmesi karşısında, sanık hakkında tahrik hükümlerinin uygulanamayacağı anlaşıldığından,
Sanık hakkında hüküm kurulurken gerekçe kısmında “suçun işleniş biçimi ve kırığın niteliği değerlendirilerek teşdiden cezalandırılması yoluna gidilmiş” denilerek TCK'nun 61. maddesine uygun olarak takdir hakkı kullanıldığı anlaşıldığından, tebliğnamedeki bu hususlar yönündeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık vasisinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, 15.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
İddianamenin kabulü kararı okunmadan duruşmanın başladığı açıklanmış ise de; CMK'nun 191/3-b maddesi uyarınca iddianame ve eklerinin okunduğu ve bunun iddianamenin kabulü kararının okunmasını da kapsadığının kabulü gerektiği ve bu husus sonuca etkili görülmediğinden,
Sanığın olaydan hemen sonra aynı tarihte Cezaevi Müdürlüğü'ne olayla aynı tarihte verdiği beyanda; katılanın kendisine küfür ettiğinden bahsetmeyerek “o anki kızgınlık ve yalancı şahitliğin verdiği psikoloji ile yumruk vurduğunu” belirtmesi karşısında, sanık hakkında tahrik hükümlerinin uygulanamayacağı anlaşıldığından,
Sanık hakkında hüküm kurulurken gerekçe kısmında “suçun işleniş biçimi ve kırığın niteliği değerlendirilerek teşdiden cezalandırılması yoluna gidilmiş” denilerek TCK'nun 61. maddesine uygun olarak takdir hakkı kullanıldığı anlaşıldığından, tebliğnamedeki bu hususlar yönündeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık vasisinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, 15.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.