Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2014/23430 K.2016/1756
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi 09/02/2016 tarihinde 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin iptal konusunu değerlendirirken, eksik kovuşturma nedeniyle sanığın hırsızlık suçundan mahkumiyet kararının yenilenmesi gerektiğini, dolayısıyla kararı bozmaya karar verdiler.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın kovuşturma aşamasında alınan ifadesinde ailesinin müştekinin zararını karşılamak istemesine rağmen müştekinin istemediğini söylemesi, müştekinin kovuşturma aşamasında ifadesinin alınamamış olması ve sanığın temyiz dilekçesinde müştekinin zararını ailesinin giderdiğini belirtmiş olması karşısında müştekinin ifadesine başvurularak zararının giderilip giderilmediği, giderildi ise soruşturma aşamasında mı kovuşturma aşamasında mı giderildiği, kısmen mi tamamen mi giderildiği, kısmen giderildi ise kısmi iadeye muvafakati olup olmadığı tespit edilerek sonucuna göre TCK'nın 168. maddesinin uygulama koşullarının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekirken bu yönde araştırma yapılmadan eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 09/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın kovuşturma aşamasında alınan ifadesinde ailesinin müştekinin zararını karşılamak istemesine rağmen müştekinin istemediğini söylemesi, müştekinin kovuşturma aşamasında ifadesinin alınamamış olması ve sanığın temyiz dilekçesinde müştekinin zararını ailesinin giderdiğini belirtmiş olması karşısında müştekinin ifadesine başvurularak zararının giderilip giderilmediği, giderildi ise soruşturma aşamasında mı kovuşturma aşamasında mı giderildiği, kısmen mi tamamen mi giderildiği, kısmen giderildi ise kısmi iadeye muvafakati olup olmadığı tespit edilerek sonucuna göre TCK'nın 168. maddesinin uygulama koşullarının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekirken bu yönde araştırma yapılmadan eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 09/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.