Yargıtay 18. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/44322 K.2017/15725
Özet: Uyuşmazlık, sanığın görevli olmasına rağmen yasak eşyaları alması ve görevliyi rahatsız ederek görevi yaptırmamak için direnme suçundan dolayı başvurulmuş tazminat davası ile ilgilidir. Mahkeme, sanığın görevli olmasına rağmen eylemlerini sorumlu tutarak görevi yaptırmamak için direnme suçunu kabul etmiş ve sanığı mahkum ettirmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre, müşteki ve mağdurların cezaevine sokulması yasak eşyanın sanık tarafından usulüne uygun olarak bıraktırıldığı yerden alınmasına müdahalede bulunma görevlerinin olması karşısında, sanığın yasak eşyaları alması üzerine kendisini uyaran müşteki ve mağdurlara “kafamı bozmayın, burayı dağıtırım, akşam sizinle durakta görüşürüz” demesi şeklindeki eyleminin, görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu ve Mahkemenin bu yöndeki kabulünün yerinde olduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki sanığın hangi görevi yaptırmamak için nasıl direndiği gösterilmeden ve tehdit suçu tartışılmadan yetersiz gerekçe ile görevi yaptırmamak için direnme suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğuna yönelik bozma isteyen düşüncesine katılınmayarak, yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Müşteki ve mağdurların olay tarihinde görevli olduğuna ilişkin görev belgeleri getirtilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi,
Kabule göre ise;
1-) TCK’nın 61. maddesindeki ölçütler ve aynı Kanunun 3. maddesindeki “fiilin ağırlığı ile orantılı ceza verilmesi ilkesi” çerçevesinde somut olay açıkça irdelenerek, temel cezanın saptanması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılması ve TCK'nın 43/2. maddesi uygulanırken yarı oranda artırım yapılması,
2-) TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Kanuna aykırı, sanık ...'in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27/12/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre, müşteki ve mağdurların cezaevine sokulması yasak eşyanın sanık tarafından usulüne uygun olarak bıraktırıldığı yerden alınmasına müdahalede bulunma görevlerinin olması karşısında, sanığın yasak eşyaları alması üzerine kendisini uyaran müşteki ve mağdurlara “kafamı bozmayın, burayı dağıtırım, akşam sizinle durakta görüşürüz” demesi şeklindeki eyleminin, görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu ve Mahkemenin bu yöndeki kabulünün yerinde olduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki sanığın hangi görevi yaptırmamak için nasıl direndiği gösterilmeden ve tehdit suçu tartışılmadan yetersiz gerekçe ile görevi yaptırmamak için direnme suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğuna yönelik bozma isteyen düşüncesine katılınmayarak, yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Müşteki ve mağdurların olay tarihinde görevli olduğuna ilişkin görev belgeleri getirtilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi,
Kabule göre ise;
1-) TCK’nın 61. maddesindeki ölçütler ve aynı Kanunun 3. maddesindeki “fiilin ağırlığı ile orantılı ceza verilmesi ilkesi” çerçevesinde somut olay açıkça irdelenerek, temel cezanın saptanması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılması ve TCK'nın 43/2. maddesi uygulanırken yarı oranda artırım yapılması,
2-) TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Kanuna aykırı, sanık ...'in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27/12/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.