Yargıtay 17. Ceza Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2016/13021 K.2017/11911
Özet: Mahkeme, sanığın 26/07/2010 ve 14/9/2010 tarihli dilekçelerinde duruşmalara katılmak istediğini ancak tebligatın doğru adreste yapılmadığını belirterek, 5271 sayılı CMK’nın 196. maddesine aykırı bir şekilde “gözden düşmeyeceğimiz” karar verildiğini kabul edip, temyiz itirazlarını “yerinde” bulduğunu, dolayısıyla “bozulması” gerektiğini 17/10/2017 tarihli oybirliğiyle karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığa, duruşma gününü içeren tebligatın sanığın bilinen en son adresi olan ''...'' adresine yapıldığı, tebligatın ''muhatabın adreste tanınmadığı, bu nedenle imza vermeyen...'in beyanından anlaşıldığı'' gerekçesiyle evrakı çıkaran merciye iade edildiği, sanığın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresine de yeniden duruşma günü tebliğ edilmediği, dolayısıyla usulüne uygun bir tebligatın bulunmadığının anlaşılması karşısında; sanık ...'nın, 26/07/2010 ve 14/9/2010 tarihli dilekçelerinde, duruşmalara katılmak istediğini, yokluğunda karar verilmemesini, hükmün yüzüne karşı verilmesini istediğini bildirdiği göz önüne alındığında, karar oturumunda hazır bulundurulmayarak yokluğunda hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 196. maddesine aykırı davranılması, böylece savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 17/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığa, duruşma gününü içeren tebligatın sanığın bilinen en son adresi olan ''...'' adresine yapıldığı, tebligatın ''muhatabın adreste tanınmadığı, bu nedenle imza vermeyen...'in beyanından anlaşıldığı'' gerekçesiyle evrakı çıkaran merciye iade edildiği, sanığın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresine de yeniden duruşma günü tebliğ edilmediği, dolayısıyla usulüne uygun bir tebligatın bulunmadığının anlaşılması karşısında; sanık ...'nın, 26/07/2010 ve 14/9/2010 tarihli dilekçelerinde, duruşmalara katılmak istediğini, yokluğunda karar verilmemesini, hükmün yüzüne karşı verilmesini istediğini bildirdiği göz önüne alındığında, karar oturumunda hazır bulundurulmayarak yokluğunda hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 196. maddesine aykırı davranılması, böylece savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 17/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.