Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2017/24011 K.2017/25654
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, 15. Ceza Dairesi 2017/24011 E. ve 2017/25654 K. davalarında sanıkların dolandırıcılık suçundan TCK 157/1, 62, 52, 53 maddeleri uyarınca mahkumiyetini kabul ederek, olayın 158/1 a.m. kapsamına girip girmediği sorusunun Ağır Ceza Mahkemesi yetkisine ait olduğu gerekçesiyle hem 5320 sayılı Kanun 8/1 maddesi hem de 1412 sayılı CMUK 321 ve 326/son maddeleri uyarınca kararını bozup, ceza miktarı bakımından kazanılan hakları saklı tutarak, 04/12/2017 tarihli oybirliği kararını verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: TCK 157/1, 62, 52, 53 maddeleri gereği mahkumiyet (sanıklar hakkında ayrı ayrı)
Dolandırıcılık suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanıklar tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılanın yanına gelen bir erkek şahsın kaynanasının öldüğünü, hayır yapmak istediğini söylediği, katılanın ihtiyacı olmadığnı beyan ettiği, daha sonra yanlarına gelen başka bir erkek şahsın da katılandan kolundaki bilezikleri çıkartmasını istediği, bu bilezikleri okutacağını söylediği, bunun üzerine katılanın bilezikleri çıkararak bu şahsa verdiği, sanıkların bu şekilde fikir ve eylem birlikteliği içerisinde hareket ederek dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia olunan somut olayda; eylemin TCK’nın 158/1-a maddesinde düzenlenen dini inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 04/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: TCK 157/1, 62, 52, 53 maddeleri gereği mahkumiyet (sanıklar hakkında ayrı ayrı)
Dolandırıcılık suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanıklar tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılanın yanına gelen bir erkek şahsın kaynanasının öldüğünü, hayır yapmak istediğini söylediği, katılanın ihtiyacı olmadığnı beyan ettiği, daha sonra yanlarına gelen başka bir erkek şahsın da katılandan kolundaki bilezikleri çıkartmasını istediği, bu bilezikleri okutacağını söylediği, bunun üzerine katılanın bilezikleri çıkararak bu şahsa verdiği, sanıkların bu şekilde fikir ve eylem birlikteliği içerisinde hareket ederek dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia olunan somut olayda; eylemin TCK’nın 158/1-a maddesinde düzenlenen dini inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 04/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.