Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2017/1186 K.2017/13702
Özet: Dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine ilişkin kararlarda, yürütülen eylemin dinî inanç ve duyguların istismarı suretiyle dolandırıcılık olup olmadığı gözden geçirilirken görevsizlik nedeniyle yargılamaya devam edilen süreçte, kararı 5320 sayılı Kanun – 8/1. maddesi uyarınca ve 1412 sayılı CMUK – 321. madde gereği bozulmuş, 07/06/2017 tarihinde oy birliğiyle kararla bozulmuştur.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: TCK'nın 157/1, 52/2-4, 53/1-2-3 ve 58/6-7. Maddeleri gereğince mahkumiyet (Her iki sanık hakkında ayrı ayrı)
Sanıkların dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanıklar tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıkların, yardım topladıklarını söyleyerek katılanın evine gittikleri, sohbet sırasında katılana evde altın takı olup olmadığını sordukları, okuyup üflenmesi halinde altınların artacağını söyleyerek katılanı altınları getirmesi konusunda ikna ettikleri, daha sonra altınları bir bohçanın içine koyup birşeyler okudukları ve katılana bohçayı kilitli bir odaya koymasını söyledikleri, fırsatını buldukları anda altınları alıp evden ayrıldıkları iddia edilen olayda; eylemin TCK'nın 158/1-a maddesinde düzenlenen “dini inanç ve duyguların istismarı suretiyle dolandırıcılık” suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA, aynı kanunun 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkın gözetilmesine, 07/06/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: TCK'nın 157/1, 52/2-4, 53/1-2-3 ve 58/6-7. Maddeleri gereğince mahkumiyet (Her iki sanık hakkında ayrı ayrı)
Sanıkların dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanıklar tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıkların, yardım topladıklarını söyleyerek katılanın evine gittikleri, sohbet sırasında katılana evde altın takı olup olmadığını sordukları, okuyup üflenmesi halinde altınların artacağını söyleyerek katılanı altınları getirmesi konusunda ikna ettikleri, daha sonra altınları bir bohçanın içine koyup birşeyler okudukları ve katılana bohçayı kilitli bir odaya koymasını söyledikleri, fırsatını buldukları anda altınları alıp evden ayrıldıkları iddia edilen olayda; eylemin TCK'nın 158/1-a maddesinde düzenlenen “dini inanç ve duyguların istismarı suretiyle dolandırıcılık” suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA, aynı kanunun 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkın gözetilmesine, 07/06/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.