Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/1401 K.2013/14765
Özet: Sulh Ceza Mahkemesi, 11.03.2005 vade tarihli senedin “kullanılması” suçu için tam tarih net olmaması nedeniyle dosyanın 03.10.2013 tarihinde oybirliğiyle “bozma” isabetiyle yargılamayı sonlandırdı.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Bedelsiz senedi kullanma
HÜKÜM: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşabilmesi için; sanığın elinde borçlusunca bedelinin tamamı yada kısmen ödenmiş bir senet olmalı ve bunu kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi t ahsile sokması veya bir başkasına devretmesi gerekmektedir. Borcun bir bölümü ödenmiş ve geri kalan miktar için elinde tuttuğu senedi, tümü veya kalandan fazla miktarı için kullanan sanığın fiili de bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturacaktır.
Somut olayda; sanıklara yüklenen ve TCK'nın 156. maddesinde tanımlanan "Bedelsiz senedi kullanma" suçu, iddiaya konu senedin "kullanılmasıyla" oluşacağından ve suç tarihinin kesin surette belirlenmesi somut olay açısından önem arzettiğinden; mülga 765 veya 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın uygulanabilirliğinin ve dava zamanaşımının ortaya konulabilmesi amacıyla, dosya içeriğinden kesin şekilde tespit olunamamakla; suça konu 11.03.2005 vade tarihli senedin "ihtiyati haciz" veya "icra takibi" taleplerinde bulunulması gibi biçimlerde hangi tarihte kullanılmış bulunulduğu, dolayısıyla suç tarihi kesin surette belirlenmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Bedelsiz senedi kullanma
HÜKÜM: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşabilmesi için; sanığın elinde borçlusunca bedelinin tamamı yada kısmen ödenmiş bir senet olmalı ve bunu kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi t ahsile sokması veya bir başkasına devretmesi gerekmektedir. Borcun bir bölümü ödenmiş ve geri kalan miktar için elinde tuttuğu senedi, tümü veya kalandan fazla miktarı için kullanan sanığın fiili de bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturacaktır.
Somut olayda; sanıklara yüklenen ve TCK'nın 156. maddesinde tanımlanan "Bedelsiz senedi kullanma" suçu, iddiaya konu senedin "kullanılmasıyla" oluşacağından ve suç tarihinin kesin surette belirlenmesi somut olay açısından önem arzettiğinden; mülga 765 veya 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın uygulanabilirliğinin ve dava zamanaşımının ortaya konulabilmesi amacıyla, dosya içeriğinden kesin şekilde tespit olunamamakla; suça konu 11.03.2005 vade tarihli senedin "ihtiyati haciz" veya "icra takibi" taleplerinde bulunulması gibi biçimlerde hangi tarihte kullanılmış bulunulduğu, dolayısıyla suç tarihi kesin surette belirlenmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.