Yargıtay13. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/2022 K.2012/4587
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanıkların aracın anahtarıyla çalıştırılarak çalındığını iddia ettiği hırsızlık eylemi ve bu eylemin TCK 142/1-b maddesi kapsamında olup olmadığıdır; mahkeme, araçta anahtarla çalıştırıldığına dair kanıtları kabul ederek suçun sanıklar tarafından işlendiğini belirlemiştir. Mahkemenin sonucu ise, sanıkların hırsızlık suçundan mahkumiyet kararı vererek hükmü kesinleştirmesidir.
**MAHKEMESİ:**Ağır ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Araç terk edilmiş olarak bulunduğunda,tanzim edilen görgü tespit tutanağından “direksiyon altındaki kablolarda herhangi bir kesik ve olumsuzluğun olmadığı, kontak anahtarı içinde kırık yarı anahtar parçasının olduğu, muhtemelen aracın bu parça ile çalıştırılmış olduğunun anlaşıldığının” belirtilmesi karşısında, aracın anahtar ile çalıştırılarak çalındığı, dolaysıyla sanıkların eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d maddesi kapsamında olduğu anlaşıldığından, eylemin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesi kapsamında olduğundan bahisle bozma isteyen görüşe katınılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 08.04.2008 gün ve 2008/1-157 Esas, 2008/74 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; tekerrür uygulamasına esas alınacak hükümlülüklerin 01.06.2005 tarihinden önce olması halinde; 5237 sayılı TCK’nın lehe kabulü ile yapılan uygulamalarda aynı Kanunun 58. maddesinde yer alan tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafisinin itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından tekerrüre ilişkin kısmın çıkartılması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29.02.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ : Hırsızlık
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Araç terk edilmiş olarak bulunduğunda,tanzim edilen görgü tespit tutanağından “direksiyon altındaki kablolarda herhangi bir kesik ve olumsuzluğun olmadığı, kontak anahtarı içinde kırık yarı anahtar parçasının olduğu, muhtemelen aracın bu parça ile çalıştırılmış olduğunun anlaşıldığının” belirtilmesi karşısında, aracın anahtar ile çalıştırılarak çalındığı, dolaysıyla sanıkların eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d maddesi kapsamında olduğu anlaşıldığından, eylemin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesi kapsamında olduğundan bahisle bozma isteyen görüşe katınılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 08.04.2008 gün ve 2008/1-157 Esas, 2008/74 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; tekerrür uygulamasına esas alınacak hükümlülüklerin 01.06.2005 tarihinden önce olması halinde; 5237 sayılı TCK’nın lehe kabulü ile yapılan uygulamalarda aynı Kanunun 58. maddesinde yer alan tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafisinin itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından tekerrüre ilişkin kısmın çıkartılması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29.02.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.