Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/13252 K.2012/16259
Özet: Uyuşmazlık, sanığın müştekinin cebindeki parayı çalması ve ardından kaçma girişimiyle ilgili 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümlerinin uygulanmasında hatalı karar verilmesi üzerine temyiz edilmiştir; mahkeme, suçun işlendiğini kabul edip usul ve yasaya uygunluk açısından diğer itirazları reddetmiş ancak belirli kanuni uygulama eksikliklerini gözden kaçırmıştır. Mahkeme, temyiz talebini kabul ederek önceki kararı bozmuş, 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca hakların korunmasına karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın müştekinin şadırvana astığı ceketinin cebindeki parayı çaldığının anlaşılması karşısında, eylemi 5237 sayılı TCK'nın 141/1. maddesindeki suçu oluşturduğu halde aynı Yasanın 142/2-b maddesi ile uygulama yapılması,
2-Sanığın müştekinin parasını çaldıktan sonra kendisini kovalayan müşteki ve vatandaşlara yakalanmamak için parayı yere attığının anlaşılması karşısında, hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesinin uygulanma şartlarının bulunmadığının düşünülmemesi,
3-Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin “c” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, yalnızca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4-Tekerrüre esas hükümlüğü bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/6-7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz sisteminin ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 11.07.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın müştekinin şadırvana astığı ceketinin cebindeki parayı çaldığının anlaşılması karşısında, eylemi 5237 sayılı TCK'nın 141/1. maddesindeki suçu oluşturduğu halde aynı Yasanın 142/2-b maddesi ile uygulama yapılması,
2-Sanığın müştekinin parasını çaldıktan sonra kendisini kovalayan müşteki ve vatandaşlara yakalanmamak için parayı yere attığının anlaşılması karşısında, hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesinin uygulanma şartlarının bulunmadığının düşünülmemesi,
3-Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin “c” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, yalnızca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4-Tekerrüre esas hükümlüğü bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/6-7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz sisteminin ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 11.07.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.