‹ Ana sayfa
Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2015/15 K.2015/2909

Esas No: 2015/15 · Karar No: 2015/2909 · Karar Tarihi: 17.02.2015
ÖzetHer cümle kararın kendi metninden doğrulandı.
Karar yönü: Kısmen bozma
Uyuşmazlık
Davacı, suç soruşturması kapsamında aracına el konulması nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Mahkeme manevi tazminat talebini reddedip maddi tazminatı kısmen kabul etmiştir.
Kaynak pasajlar (1)
  • Davacı vekilinin 07.08.2009 tarihli dilekçesi ile müvekkili davacının bir suç soruşturması nedeniyle sahibi olduğu araca el konulduğunu, yapılan yargılama sonunda üzerine atılı suçtan beraatine ve aracın iadesine hükmedildiğini belirterek CMK’nın 141. ve devamı maddeleri gereğince maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin açılan davanın mahkemece manevi tazminat isteminin reddine, maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçe
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, haksız el koyma nedeniyle manevi tazminat şartlarının oluşmayacağını ve manevi tazminatın ancak yakalanma veya tutuklanma durumunda kişinin çektiği acı için ödenebileceğini belirterek manevi tazminat talebinin reddini yerinde bulmuştur. Ancak maddi tazminat hesabında aracın el koyma dönemindeki yıpranma, bakım, tamir ve amortisman giderlerinin de eklenmesi gerektiğini ve vekalet ücretinin maktu değil nispi olarak belirlenmesi gerektiğini tespit etmiştir.
Kaynak pasajlar (3)
  • Yakalanan veya tutuklanan kimsenin gerek aile gerek iş çevresinde itibarının sarsılması, aile, çocuk ve yakınları için tutukevinde hasret çekilmesi, kişinin tutuklanması nedeniyle ruhi sıkıntılar çekmesi, cezaevi şartları, buralarda duyduğu acı ve ızdıraplar kişinin manevi zararının giderilmesini gerekli kılar, tutuklanan kimseye verilecek manevi tazminatın tespitinde; tutukluluk süresi, kişinin sosyal ve ekonomik yeri, üzerine yüklenen ve ceza kovuşturmasına konu olan suçun nitelik ve kapsamı göz önünde bulundurulmalıdır, bu açıklamalar ışığında, yalnızca haksız yere yakalanan ya da tutuklanan kişinin çektiği acının karşılığı olarak manevi zarar ödenmesi gerektiği, haksız el koyma nedeniyle manevi tazminat şartlarının oluşmayacağı gözetilerek davacı lehine el koyma nedeniyle manevi tazminata hükmedilmemesinde isabetsizlik görülmemiştir.
  • Davacının sahibi olduğu aracın el koyma dönemi içerisinde yıpranması sonucu oluşacak, bakım, tamir ve amortisman giderlerinin de, bozma ilamından önce dosyaya sunulan uzman bilirkişi raporu doğrultusunda, kabul edilen maddi zarara eklenmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik maddi tazminata hükmedilmesi ve davacı yararına hükmedilen tazminat miktarına göre karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca nispi vekalet ücreti yerine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi,
  • Kanuna aykırı olup, davacı vekilinin temyiz itirazı yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, hükmün 1. bendinde yer alan maddi tazminat miktarının “32,825 TL”ye yükseltilmesi ve hükmün 4. bendinde yer alan “3.000 TL maktu” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “3.910,75 TL nispi” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sonuç
Davacı, aracına el konulması sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemiyle dava açmıştır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, manevi tazminat talebinin reddini onamış; ancak maddi tazminat miktarının artırılması ve vekalet ücretinin nispi olarak düzeltilmesi gerekçesiyle hükmü kısmen bozmuştur.
Kaynak pasajlar (4)
  • Davacı vekilinin 07.08.2009 tarihli dilekçesi ile müvekkili davacının bir suç soruşturması nedeniyle sahibi olduğu araca el konulduğunu, yapılan yargılama sonunda üzerine atılı suçtan beraatine ve aracın iadesine hükmedildiğini belirterek CMK’nın 141. ve devamı maddeleri gereğince maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin açılan davanın mahkemece manevi tazminat isteminin reddine, maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
  • Yakalanan veya tutuklanan kimsenin gerek aile gerek iş çevresinde itibarının sarsılması, aile, çocuk ve yakınları için tutukevinde hasret çekilmesi, kişinin tutuklanması nedeniyle ruhi sıkıntılar çekmesi, cezaevi şartları, buralarda duyduğu acı ve ızdıraplar kişinin manevi zararının giderilmesini gerekli kılar, tutuklanan kimseye verilecek manevi tazminatın tespitinde; tutukluluk süresi, kişinin sosyal ve ekonomik yeri, üzerine yüklenen ve ceza kovuşturmasına konu olan suçun nitelik ve kapsamı göz önünde bulundurulmalıdır, bu açıklamalar ışığında, yalnızca haksız yere yakalanan ya da tutuklanan kişinin çektiği acının karşılığı olarak manevi zarar ödenmesi gerektiği, haksız el koyma nedeniyle manevi tazminat şartlarının oluşmayacağı gözetilerek davacı lehine el koyma nedeniyle manevi tazminata hükmedilmemesinde isabetsizlik görülmemiştir.
  • Davacının sahibi olduğu aracın el koyma dönemi içerisinde yıpranması sonucu oluşacak, bakım, tamir ve amortisman giderlerinin de, bozma ilamından önce dosyaya sunulan uzman bilirkişi raporu doğrultusunda, kabul edilen maddi zarara eklenmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik maddi tazminata hükmedilmesi ve davacı yararına hükmedilen tazminat miktarına göre karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca nispi vekalet ücreti yerine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi,
  • Kanuna aykırı olup, davacı vekilinin temyiz itirazı yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, hükmün 1. bendinde yer alan maddi tazminat miktarının “32,825 TL”ye yükseltilmesi ve hükmün 4. bendinde yer alan “3.000 TL maktu” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “3.910,75 TL nispi” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dayanak
CMK m. 141CMK m. 142/15320 sayılı Kanun m. 81412 sayılı CMUK m. 3211412 sayılı CMUK m. 322
Mahkemesi: Ağır ceza Mahkemesi
Dava: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm: Manevi tazminat talebinin reddi, 29.325 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine

Davacı vekilinin 07.08.2009 tarihli dilekçesi ile müvekkili davacının bir suç soruşturması nedeniyle sahibi olduğu araca el konulduğunu, yapılan yargılama sonunda üzerine atılı suçtan beraatine ve aracın iadesine hükmedildiğini belirterek CMK’nın 141. ve devamı maddeleri gereğince maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin açılan davanın mahkemece manevi tazminat isteminin reddine, maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Tazminat davasının dayanağı olan ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 2006/72 Esas - 2006/13 Karar sayılı ceza dava dosyasının incelenmesinde; sanığın (davacının) sahibi olduğu araca kaçakçılık suçundan, 06.01.2006 tarihinde el konulduğu, yargılama sonunda aracın iadesine hükmedildiği, hükmün temyiz incelemesi sonucu onanmak suretiyle 02.02.2009 tarihinde kesinleştiği, tazminat davasının 07.08.2009 tarihinde, CMK’nın 142/1. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye açıldığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmış, manevi tazminat davaları kişilik hakkını koruyan, haksız tecavüzün doğurmuş olduğu olumsuz sonuçlarını, yani zararın giderilmesini, telafi edilmesini amaçlar, manevi tazminat davası için, kişilik haklarının ihlal edilmesi özellikle sosyal ve duygusal kişilik değerlerinin ihlali ve hukuka aykırı bir fiilin bulunması gerekir. Yakalanan veya tutuklanan kimsenin gerek aile gerek iş çevresinde itibarının sarsılması, aile, çocuk ve yakınları için tutukevinde hasret çekilmesi, kişinin tutuklanması nedeniyle ruhi sıkıntılar çekmesi, cezaevi şartları, buralarda duyduğu acı ve ızdıraplar kişinin manevi zararının giderilmesini gerekli kılar, tutuklanan kimseye verilecek manevi tazminatın tespitinde; tutukluluk süresi, kişinin sosyal ve ekonomik yeri, üzerine yüklenen ve ceza kovuşturmasına konu olan suçun nitelik ve kapsamı göz önünde bulundurulmalıdır, bu açıklamalar ışığında, yalnızca haksız yere yakalanan ya da tutuklanan kişinin çektiği acının karşılığı olarak manevi zarar ödenmesi gerektiği, haksız el koyma nedeniyle manevi tazminat şartlarının oluşmayacağı gözetilerek davacı lehine el koyma nedeniyle manevi tazminata hükmedilmemesinde isabetsizlik görülmemiştir.

Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Davacının sahibi olduğu aracın el koyma dönemi içerisinde yıpranması sonucu oluşacak, bakım, tamir ve amortisman giderlerinin de, bozma ilamından önce dosyaya sunulan uzman bilirkişi raporu doğrultusunda, kabul edilen maddi zarara eklenmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik maddi tazminata hükmedilmesi ve davacı yararına hükmedilen tazminat miktarına göre karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca nispi vekalet ücreti yerine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, davacı vekilinin temyiz itirazı yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, hükmün 1. bendinde yer alan maddi tazminat miktarının “32,825 TL”ye yükseltilmesi ve hükmün 4. bendinde yer alan “3.000 TL maktu” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “3.910,75 TL nispi” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?