‹ Ana sayfa
Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2016/3733 K.2016/6807

Esas No: 2016/3733 · Karar No: 2016/6807 · Karar Tarihi: 20.04.2016
ÖzetHer cümle kararın kendi metninden doğrulandı.
Karar yönü: Onama
Uyuşmazlık
Davacı, suç soruşturması kapsamında aracına el konulması nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Taraflar, manevi tazminat talebinin reddi ve maddi tazminatın miktarı konusunda anlaşmazlık yaşamaktadır.
Kaynak pasajlar (1)
  • Davacı vekilinin 28.08.2013 tarihli dilekçesi ile müvekkili davacının bir suç soruşturması nedeniyle sahibi olduğu araca el konulduğunu, yapılan soruşturma sonunda üzerine atılı suçlarla ilgili olarak hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini belirterek CMK’nın 141. ve devamı maddeleri gereğince maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin açılan davanın manevi tazminat talebinin reddine, maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçe
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, manevi tazminatın ancak yakalanma veya tutuklanma gibi kişilik haklarını ihlal eden durumlar için ödenmesi gerektiğini, haksız el koyma nedeniyle manevi tazminat şartlarının oluşmadığını tespit etmiştir. Mahkeme, yerel mahkemenin manevi tazminat talebinin reddine ilişkin kararını hukuka uygun bularak onamıştır.
Kaynak pasajlar (2)
  • Yakalanan veya tutuklanan kimsenin gerek aile gerek iş çevresinde itibarının sarsılması, aile, çocuk ve yakınları için tutukevinde hasret çekilmesi, kişinin tutuklanması nedeniyle ruhi sıkıntılar çekmesi, cezaevi şartları, buralarda duyduğu acı ve ızdıraplar kişinin manevi zararının giderilmesini gerekli kılar, tutuklanan kimseye verilecek manevi tazminatın tespitinde; tutukluluk süresi, kişinin sosyal ve ekonomik yeri, üzerine yüklenen ve ceza kovuşturmasına konu olan suçun nitelik ve kapsamı göz önünde bulundurulmalıdır, bu açıklamalar ışığında, yalnızca haksız yere yakalanan ya da tutuklanan kişinin çektiği acının karşılığı olarak manevi zarar ödenmesi gerektiği, haksız el koyma nedeniyle manevi tazminat şartlarının oluşmayacağı gözetilerek davacı lehine el koyma nedeniyle manevi tazminata hükmedilemeyeceği gözetilerek bu konudaki talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemekle,
  • Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün, isteme uygun olarak ONANMASINA, 20.04.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Sonuç
Davacı, hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen bir soruşturma sürecinde aracına el konulması sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemiyle dava açmıştır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, haksız el koyma fiilinin manevi tazminat gerektirmediğine hükmederek yerel mahkemenin ret kararını onamıştır.
Kaynak pasajlar (4)
  • Davacı vekilinin 28.08.2013 tarihli dilekçesi ile müvekkili davacının bir suç soruşturması nedeniyle sahibi olduğu araca el konulduğunu, yapılan soruşturma sonunda üzerine atılı suçlarla ilgili olarak hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini belirterek CMK’nın 141. ve devamı maddeleri gereğince maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin açılan davanın manevi tazminat talebinin reddine, maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
  • Tazminat davasının dayanağı olan Konya Cumhuriyet Başsavcılığının, 2011/1913 Soruşturma – 2013/12707 Karar sayılı ceza dosyasının incelenmesinde; şüphelinin (davacının) sahibi olduğu araca, zimmet, resmi belgede sahtecilik ve görevi kötüye kullanma suçları nedeniyle, el konulduğu, yapılan soruşturma sonunda hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın itiraz üzerine 06.08.2013 tarihinde kesinleştiği, tazminat davasının 28.08.2013 tarihinde, CMK’nın 142/1. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye açıldığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmış, manevi tazminat davaları kişilik hakkını koruyan, haksız tecavüzün doğurmuş olduğu olumsuz sonuçlarını, yani zararın giderilmesini, telafi edilmesini amaçlar, manevi tazminat davası için, kişilik haklarının ihlal edilmesi özellikle sosyal ve duygusal kişilik değerlerinin ihlali ve hukuka aykırı bir fiilin bulunması gerekir.
  • Yakalanan veya tutuklanan kimsenin gerek aile gerek iş çevresinde itibarının sarsılması, aile, çocuk ve yakınları için tutukevinde hasret çekilmesi, kişinin tutuklanması nedeniyle ruhi sıkıntılar çekmesi, cezaevi şartları, buralarda duyduğu acı ve ızdıraplar kişinin manevi zararının giderilmesini gerekli kılar, tutuklanan kimseye verilecek manevi tazminatın tespitinde; tutukluluk süresi, kişinin sosyal ve ekonomik yeri, üzerine yüklenen ve ceza kovuşturmasına konu olan suçun nitelik ve kapsamı göz önünde bulundurulmalıdır, bu açıklamalar ışığında, yalnızca haksız yere yakalanan ya da tutuklanan kişinin çektiği acının karşılığı olarak manevi zarar ödenmesi gerektiği, haksız el koyma nedeniyle manevi tazminat şartlarının oluşmayacağı gözetilerek davacı lehine el koyma nedeniyle manevi tazminata hükmedilemeyeceği gözetilerek bu konudaki talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemekle,
  • Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün, isteme uygun olarak ONANMASINA, 20.04.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Mahkemesi: Ağır Ceza Mahkemesi
Dava: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm: Manevi tazminat talebinin reddi, 1.795 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine

Davacı vekilinin 28.08.2013 tarihli dilekçesi ile müvekkili davacının bir suç soruşturması nedeniyle sahibi olduğu araca el konulduğunu, yapılan soruşturma sonunda üzerine atılı suçlarla ilgili olarak hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini belirterek CMK’nın 141. ve devamı maddeleri gereğince maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin açılan davanın manevi tazminat talebinin reddine, maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Tazminat davasının dayanağı olan Konya Cumhuriyet Başsavcılığının, 2011/1913 Soruşturma – 2013/12707 Karar sayılı ceza dosyasının incelenmesinde; şüphelinin (davacının) sahibi olduğu araca, zimmet, resmi belgede sahtecilik ve görevi kötüye kullanma suçları nedeniyle, el konulduğu, yapılan soruşturma sonunda hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın itiraz üzerine 06.08.2013 tarihinde kesinleştiği, tazminat davasının 28.08.2013 tarihinde, CMK’nın 142/1. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye açıldığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmış, manevi tazminat davaları kişilik hakkını koruyan, haksız tecavüzün doğurmuş olduğu olumsuz sonuçlarını, yani zararın giderilmesini, telafi edilmesini amaçlar, manevi tazminat davası için, kişilik haklarının ihlal edilmesi özellikle sosyal ve duygusal kişilik değerlerinin ihlali ve hukuka aykırı bir fiilin bulunması gerekir. Yakalanan veya tutuklanan kimsenin gerek aile gerek iş çevresinde itibarının sarsılması, aile, çocuk ve yakınları için tutukevinde hasret çekilmesi, kişinin tutuklanması nedeniyle ruhi sıkıntılar çekmesi, cezaevi şartları, buralarda duyduğu acı ve ızdıraplar kişinin manevi zararının giderilmesini gerekli kılar, tutuklanan kimseye verilecek manevi tazminatın tespitinde; tutukluluk süresi, kişinin sosyal ve ekonomik yeri, üzerine yüklenen ve ceza kovuşturmasına konu olan suçun nitelik ve kapsamı göz önünde bulundurulmalıdır, bu açıklamalar ışığında, yalnızca haksız yere yakalanan ya da tutuklanan kişinin çektiği acının karşılığı olarak manevi zarar ödenmesi gerektiği, haksız el koyma nedeniyle manevi tazminat şartlarının oluşmayacağı gözetilerek davacı lehine el koyma nedeniyle manevi tazminata hükmedilemeyeceği gözetilerek bu konudaki talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemekle,

Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün, isteme uygun olarak ONANMASINA, 20.04.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?