Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/28601 K.2013/19100
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın alkollü araç kullanarak takla atması sonucu bir kişinin ölümüne ve diğerinin yaralanmasına yol açan taksirle öldürme suçundan mahkumiyetidir; Mahkeme, temyiz itirazlarını reddederek sanığı TCK’nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/6 ve 63. maddeleri uyarınca mahkum etti.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Taksirle öldürme
Hüküm: TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/6, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet.
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Dosya içeriğine göre; meydana gelen olaydan 20 dakika kadar sonra yapılan ölçümde 2.16 promil alkollü olduğu tespit edilen sanığın sevk ve idaresindeki aracının direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle yolun dışına çıkıp takla atması sonucu aracında bulunan ...'ın ölümüne, araçta bulunan diğer arkadaşı Mustafa Demir'in yaralanmasına neden olduğu, Mustafa'nın her ne kadar sanıktan şikayeti bulunmamakta ise de; mağdurun raporunda vücudunda L1 çökme kırığı oluşacak şekilde yaralandığının belirtildiği dikkate alındığında, sanığın eyleminin bilinçli taksirle gerçekleştiği ve TCK'nın 89. maddesinin birinci fıkrası dışındaki yaralanmaların takibinin şikayete bağlı olmadığı ve sanığın eyleminin bir kişinin ölümüne ve bir kişinin yaralanması nedeniyle TCK'nın 85/2. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekeceği ve TCK'nın 85/2. maddesinde, ''iki yıldan on beş yıla kadar hapis cezası'' öngörüldüğü, anılan maddede belirtilen hapis cezasının üst sınırı itibariyle davaya bakma görevinin 5235 sayılı Kanunun 12. maddesi uyarınca Ağır Ceza Mahkemesine ait bulunduğu ve görevsizlik kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi gereğince ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkının saklı tutulmasına 12.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Taksirle öldürme
Hüküm: TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/6, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet.
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Dosya içeriğine göre; meydana gelen olaydan 20 dakika kadar sonra yapılan ölçümde 2.16 promil alkollü olduğu tespit edilen sanığın sevk ve idaresindeki aracının direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle yolun dışına çıkıp takla atması sonucu aracında bulunan ...'ın ölümüne, araçta bulunan diğer arkadaşı Mustafa Demir'in yaralanmasına neden olduğu, Mustafa'nın her ne kadar sanıktan şikayeti bulunmamakta ise de; mağdurun raporunda vücudunda L1 çökme kırığı oluşacak şekilde yaralandığının belirtildiği dikkate alındığında, sanığın eyleminin bilinçli taksirle gerçekleştiği ve TCK'nın 89. maddesinin birinci fıkrası dışındaki yaralanmaların takibinin şikayete bağlı olmadığı ve sanığın eyleminin bir kişinin ölümüne ve bir kişinin yaralanması nedeniyle TCK'nın 85/2. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekeceği ve TCK'nın 85/2. maddesinde, ''iki yıldan on beş yıla kadar hapis cezası'' öngörüldüğü, anılan maddede belirtilen hapis cezasının üst sınırı itibariyle davaya bakma görevinin 5235 sayılı Kanunun 12. maddesi uyarınca Ağır Ceza Mahkemesine ait bulunduğu ve görevsizlik kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi gereğince ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkının saklı tutulmasına 12.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.