Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/20957 K.2012/24873
Özet: Karar, 466 sayılı Kanuna göre tazminat talebine ilişkin; Ağır Ceza Mahkemesi ilkinde 3500 TL manevi tazminat, Yargıtay’ın kararlarıyla 9300 TL’ye yükselmiş, fakat 22.11.2012’de 1412 sayılı CMUK 321. madde uyarınca karar bozulmuştur.
Mahkemesi: Ağır Ceza Mahkemesi
Dava: 466 sayılı Kanuna göre tazminat talebi
Hüküm: 3500 TL manevi tazminatın davalıdan alınarakdavacıya verilmesine.
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak,
11.02.2005 tarih, 2005/226-50 esas- karar sayılı ilam ile 3500 TL manevi tazminata hükmedildiği, taraf vekillerinin temyizi üzerine manevi tazminatın az olduğundan bahisle Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 14.12.2006 tarih ve 2006/5001-7284 esas- karar sayılı ilamı ile bozulması sonrası mahkemece 19.04.2007 tarih ve 2007/22-102 esas- karar sayılı ilam ile 9300 TL manevi tazminata hükmedildiği bu kararın da taraf vekillerinin temyizi üzerine manevi tazminatın fazla olduğu belirtilerek Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 06.05.2010 tarih ve 2009/1014 esas, 2010/5011 karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında, bozma ilamlarına uyma kararı bulunan mahkemece bu iki miktar arasında hak ve nasafet kurallarına uygun makul oranda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken bozma kararına uyulmasına rağmen bozulan ilk hükümdeki gibi 3500 TL manevi tazminata hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 22.11.2012. tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dava: 466 sayılı Kanuna göre tazminat talebi
Hüküm: 3500 TL manevi tazminatın davalıdan alınarakdavacıya verilmesine.
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak,
11.02.2005 tarih, 2005/226-50 esas- karar sayılı ilam ile 3500 TL manevi tazminata hükmedildiği, taraf vekillerinin temyizi üzerine manevi tazminatın az olduğundan bahisle Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 14.12.2006 tarih ve 2006/5001-7284 esas- karar sayılı ilamı ile bozulması sonrası mahkemece 19.04.2007 tarih ve 2007/22-102 esas- karar sayılı ilam ile 9300 TL manevi tazminata hükmedildiği bu kararın da taraf vekillerinin temyizi üzerine manevi tazminatın fazla olduğu belirtilerek Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 06.05.2010 tarih ve 2009/1014 esas, 2010/5011 karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında, bozma ilamlarına uyma kararı bulunan mahkemece bu iki miktar arasında hak ve nasafet kurallarına uygun makul oranda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken bozma kararına uyulmasına rağmen bozulan ilk hükümdeki gibi 3500 TL manevi tazminata hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 22.11.2012. tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.