Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2014/16813 K.2016/2
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların resmi belgede sahtecilik ve yalan beyan suçlarından dolayı verilen mahkumiyet kararıyla ilgili olarak, bu kararların infaz rejimi ve denetimli serbestlik uygulamasının yapılmaması yönündeki eksikliklerdir. Mahkeme, 5237 TCK’ın ilgili maddelerine dayanarak, sanıkların temyiz itirazlarını kabul etmiş ve mahkumiyet kararı ile ilgili hataları bozarak yeni bir karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜM: Mahkumiyet Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında, 5237 TCK.'nun 58/7. maddesi gereğince mükerrirler hakkındaki infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmemesi isabetsizliği aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.1- A-Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm nedeniyle yapılan incelemede; Belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma niteliğinin bulunup bulunmadığının takdiri mahkemeye ait olduğu cihetle, suça konu kimlik belgesi getirtilip incelenmek suretiyle özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, bu gözlem sonucunda gerekçeli kararda aldatma kabiliyetine haiz olup olmadığının tartışılması ve denetime olanak verecek şekilde dosya arasında bulundurulması gerektiği gözetilmeden ve ... Emniyet Müdürlüğü tarafından yazılan 03.11.2011 tarihli yazı içeriğinde, sanığın suça konu kimliği bir başka suç nedeniyle ibraz ettiğinin belirtilmesi karşısında başka bir kamu davası açılıp açılmadığı ve davanın mükerrer olup olmadığı hususu araştırılmadan eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, B-Sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan kurulan hüküm nedeniyle yapılan incelemede ise; İddianamede anlatılan tehdit olayı ile ilgili olarak sanığın ... kimliği ile herhangi bir beyanının bulunmadığı ve tutanak düzenlenmesine neden olmadığı, katılanın şikayeti üzerine ... ismi ile ilgili soruşturma başlatıldığı anlaşılmakla suçun unsurlarının oluşmadığının gözetilmeden beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi yasaya aykırı, Kabule göre de; 2- 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesi' nin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 11.01.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında, 5237 TCK.'nun 58/7. maddesi gereğince mükerrirler hakkındaki infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmemesi isabetsizliği aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.1- A-Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm nedeniyle yapılan incelemede; Belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma niteliğinin bulunup bulunmadığının takdiri mahkemeye ait olduğu cihetle, suça konu kimlik belgesi getirtilip incelenmek suretiyle özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, bu gözlem sonucunda gerekçeli kararda aldatma kabiliyetine haiz olup olmadığının tartışılması ve denetime olanak verecek şekilde dosya arasında bulundurulması gerektiği gözetilmeden ve ... Emniyet Müdürlüğü tarafından yazılan 03.11.2011 tarihli yazı içeriğinde, sanığın suça konu kimliği bir başka suç nedeniyle ibraz ettiğinin belirtilmesi karşısında başka bir kamu davası açılıp açılmadığı ve davanın mükerrer olup olmadığı hususu araştırılmadan eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, B-Sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan kurulan hüküm nedeniyle yapılan incelemede ise; İddianamede anlatılan tehdit olayı ile ilgili olarak sanığın ... kimliği ile herhangi bir beyanının bulunmadığı ve tutanak düzenlenmesine neden olmadığı, katılanın şikayeti üzerine ... ismi ile ilgili soruşturma başlatıldığı anlaşılmakla suçun unsurlarının oluşmadığının gözetilmeden beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi yasaya aykırı, Kabule göre de; 2- 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesi' nin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 11.01.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.