Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/50 K.2013/8491
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Açığa imzanın kötüye kullanılması
HÜKÜM: TCK'nun 209/1, 62/1, 51/1. maddeleri gereği 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının ertelenmesine, 1 yıl süre ile denetim süresi belirlenmesine, bu sürede herhangi bir yükümlülük yüklenmesine yer olmadığına
1- Katılan tarafından sanıklardan ...'a verilen ve bu sanığın da aralarındaki borç ilişkisi nedeniyle diğer sanık ...'a ciro ettiği senedin altındaki imzanın katılana ait olup açığa imzalanarak verilen boş senedin bedelsiz olduğu veya aradaki anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 24.03.1989-1/2 sayılı kararında öngörüldüğü üzere, yazılı delille ispatı zorunlu olup, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun cevaz verdiği ayrık durumlar dışında tanıkla ispatının olanaklı bulunmadığı gözetilmeden, sanıkların beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi;
Kabule göre de;
2- Sanık ...'ın suça ne şekilde iştirak ettiğine dair sübut delilleri karar yerinde gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı; Üst Cumhuriyet savcısı ve sanık ...'ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Açığa imzanın kötüye kullanılması
HÜKÜM: TCK'nun 209/1, 62/1, 51/1. maddeleri gereği 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının ertelenmesine, 1 yıl süre ile denetim süresi belirlenmesine, bu sürede herhangi bir yükümlülük yüklenmesine yer olmadığına
1- Katılan tarafından sanıklardan ...'a verilen ve bu sanığın da aralarındaki borç ilişkisi nedeniyle diğer sanık ...'a ciro ettiği senedin altındaki imzanın katılana ait olup açığa imzalanarak verilen boş senedin bedelsiz olduğu veya aradaki anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 24.03.1989-1/2 sayılı kararında öngörüldüğü üzere, yazılı delille ispatı zorunlu olup, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun cevaz verdiği ayrık durumlar dışında tanıkla ispatının olanaklı bulunmadığı gözetilmeden, sanıkların beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi;
Kabule göre de;
2- Sanık ...'ın suça ne şekilde iştirak ettiğine dair sübut delilleri karar yerinde gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı; Üst Cumhuriyet savcısı ve sanık ...'ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.