‹ Ana sayfa
Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/3585 K.2013/3025

Esas No: 2011/3585 · Karar No: 2013/3025 · Karar Tarihi: 25.02.2013
Özet: Uyuşmazlık, sanığın sahte fatura düzenlemesi nedeniyle suçlanmasıdır; Asliye Ceza Mahkemesi, VUK’nun 359/b-1 ve TCK’nın 62. maddesine göre 15 ay hapis cezası öngörerek karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Sahte fatura düzenlemek

HÜKÜM: VUK'nun 359/b-1, TCK'nun 62. maddesi gereğince 15 ay hapis

5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 311. maddesi hükmüne göre, eski hale getirme istemiyle birlikte temyiz talebinde de bulunulması halinde, inceleme mercii Yargıtay’ın ilgili dairesi olduğundan ve sanığın yakalama emri üzerine talimat mahkemesinde sorgusunun yapıldığı 29.03.2009 günlü oturumda bildirdiği en son adresine, adli mercilerce daha önce tebligat yapılmamış olması, bu adresin 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35/son maddesi kapsamında sayılan adreslerden olmaması, ayrıca bu adresin anılan Yasa maddesinde belirtilen adreslerden olduğuna ilişkin bir tespitin de bulunmaması nedeniyle Tebligat Kanununun 35. maddesi uyarınca yapılan tebligat geçersiz olduğu anlaşılmakla, mahkemenin hukuki dayanaktan yoksun 26.05.2010 tarih ve 2007/719 esas -2009/365 karar sayılı ek kararı kaldırılarak ve sanığın öğrenme üzerine 12.05.2010 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulü ile yapılan temyiz incelemesinde gereği görüşüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-2006 takvim yılında zincirleme şekilde sahte fatura düzenleyen sanık hakkında temel cezasından 5237 sayılı TCK'nun 43. maddesi uyarınca artırım yapılmayarak eksik ceza tayini,
Yasaya aykırı;
2-Suç tarihinden önce kasıtlı suçtan sabıkaları bulunması ve CMK'nun 231/6-a maddesindeki şartın oluşmadığı gerekçesiyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına ilişkin karar verilmiş ise de; sanığın sabıkasına esas teşkil eden 3167 sayılı Yasanın 13/1 ve 16/1. maddeleri uyarınca mahkumiyetlerine ilişkin karar örneklerinin getirtilip hükümden sonra 03.02.2012 tarih ve 28193 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6273 sayılı çek kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun ve 20.12.2009 tarih ve 27438 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı “çek kanunu” ile 3167 sayılı “çekle ödemelerin düzenlenmesi ve çek hamillerinin korunması hakkında kanunun" yürürlükten kaldırılmış olduğu ve değişiklik hükümleri de dikkate alınıp infaz ve silinme koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılmak suretiyle sonucuna göre, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren ve sanığın lehine sonuç doğuran 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nun 231 ve TCK'nun 7/2. maddeleri gereğince, sanık hakkında “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının” yeniden takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına 25.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?