‹ Ana sayfa
Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/2799 K.2010/10375

Esas No: 2010/2799 · Karar No: 2010/10375 · Karar Tarihi: 30.09.2010
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın dolandırıcılık suçundan dolayı Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen hapis cezası ve APC’nin uygulanmasıdır; mahkeme, TCK 504/3 maddesine dayanarak 2 yıl 4 ay hapis ve 5.800 TL APC hükmü vermiştir. Mahkeme kararının ardından Yargıtay Ceza Genel Kurulu, başvuru şekillerinin eksik gösterilmesi nedeniyle kararı iptal etmiş ve ilgili cezanın bozulmasına karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık

HÜKÜM: TCK 504/3 mad.uyarınca 2 yıl 4 ay hapis 5..800 TL APC

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20.02.2007 gün, 46/39 ve 29.05.2007 gün, 114/113 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, 5271 sayılı CMK.nun 232. maddesinin 6. fıkrası uyarınca, hüküm fıkrasında kanun yollarına başvurma olanağı bulunup bulunmadığı, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin gerektiği, aynı Kanunun 34. maddesinin 2. fıkrasında da, kararlarda başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekillerinin gösterilmesinin zorunlu olduğu, yerel mahkeme kararında ise, başvuru şekillerinin gösterilmediği anlaşıldığından, sanığın 27.12.2007 havale tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede gereği görüşüldü:
1- Davanın görüldüğü yer mahkemesinin yargı çevresi içinde; karar tarihinde başka bir suçtan hükümlü bulunduğu anlaşılan sanığın 01.12.2006 günlü son oturumda bizzat hazır bulundurulması sağlanıp hükmün yüzüne karşı verilmesi gerektiği gözetilmeden 5271 sayılı CMK.nun 196. maddesine aykırı şekilde yokluğunda karar verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2- Sanığın, aynı olayla ilgili olarak Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/106 Esas sayılı dava dosyasında yargılandığı savunması karşısında; gerçeği kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi açısından; bu husus tekrar yeterince araştırılıp tespiti halinde söz konusu dava dosyasının celbi ile derbest olması halinde davaların birleştirilmesi, aksi takdirde ilgili dosyanın bu davayı ilgilendiren onaylı örnekleri bu dosya içersine konulup sonucuna göre, davaların mükerrirliği de tartışılarak sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde kararlar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.09.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?