Yargıtay 10. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2016/1596 K.2016/1782
Özet: Ağır Ceza Mahkemesi, 07/06/2016 tarihinde oybirliğiyle, 192. maddesinin 1. fıkrası gereği uyuşturucu madde ithal etme suçunda cezanın işlenemeyeceğini kabul ederek, 10. Ceza Dairesi'nin kararını bozdu.
Mahkeme: ... Ağır Ceza Mahkemesi
Suç: Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm: Uyuşturucu madde ithal etme suçundan mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın elindeki poşette ve ikametinde yapılan aramada suç konusu esrarın ele geçirildiği; bu maddenin başka bir ülkeden Türkiye'ye getirildiğine ilişkin kesin delil olmadığı halde, sanığın suç konusu esrarı Suriye'den getirdiğini söyleyerek ithal suçunu kendi beyanı ile ortaya çıkardığı ve etkin pişmanlığı nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 192. maddesinin 1. fıkrası gereğince "uyuşturucu madde ithal etme" suçundan ceza verilemeyeceği, sabit olan fiilinin TCK'nın 188. maddesinin 3. fıkrasında tanımlanan "uyuşturucu madde bulundurup nakletme" suçunu oluşturduğu gözetilmeden, bu suç yerine “uyuşturucu madde ithal etme” suçundan hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, CMUK 326/4. maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına 07/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm: Uyuşturucu madde ithal etme suçundan mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın elindeki poşette ve ikametinde yapılan aramada suç konusu esrarın ele geçirildiği; bu maddenin başka bir ülkeden Türkiye'ye getirildiğine ilişkin kesin delil olmadığı halde, sanığın suç konusu esrarı Suriye'den getirdiğini söyleyerek ithal suçunu kendi beyanı ile ortaya çıkardığı ve etkin pişmanlığı nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 192. maddesinin 1. fıkrası gereğince "uyuşturucu madde ithal etme" suçundan ceza verilemeyeceği, sabit olan fiilinin TCK'nın 188. maddesinin 3. fıkrasında tanımlanan "uyuşturucu madde bulundurup nakletme" suçunu oluşturduğu gözetilmeden, bu suç yerine “uyuşturucu madde ithal etme” suçundan hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, CMUK 326/4. maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına 07/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.