Yargıtay 1. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2010/6249 K.2011/5886
Özet: (1) Sanıkların kasten öldürmeye teşebbüsten yardım suçundan yargılanması ve verilen 10 yıl hapis cezasının eksik cezaya göre değerlendirilmesi; (2) Mahkeme, sanıkların savunmalarını reddederek 10 yıl hapis cezasını korudu ve kararın tebliğnamedeki görüşle uyuşmadığını belirterek bozma gerekmediğine hükmetti.
...'ı kasten öldürmeye teşebbüsten sanıklar ..., ... ile ... ..., işbu suça yardımdan sanık ...'nın yapılan yargılanmaları sonunda: hükümlülüklerine ilişkin (DÜZCE) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 17/11/2009 gün ve 58/322 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1.A) Sanık ... müdafiine, 17/11/2009 tarihli oturumda öldürmeye teşebbüse yardım suçundan TCK.nun 81, 35/2 ve 39/1 maddelerinin uygulanması ihtimaline binaen, CMK.nun 226 maddesi uyarınca ek savunma hakkı verildiği anlaşıldığından;
B) Sanık ... hakkında öldürmeye teşebbüse yardım suçundan hükmün kurulması sırasında "teşebbüs" hükümlerini düzenleyen TCK.nun 35. maddesinin, "yardım" hükümlerini düzenleyen 39. maddesinden önce uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi sonuca etkili görülmediğinden;
Tebliğnamedeki bozma öneren düşünceler benimsenmemiştir.
2-Sanıklar ..., Çetin ve İrfan'ın, mağduru batın, sırt, sol kalça bölgesinden, biri batına nafiz olacak şekilde toplam dört bıçak darbesiyle, omentum ile midede yaralanmaya ve yaşamsal tehlike geçirmesine neden olacak şekilde yaraladıkları olayda; 9-15 yıl aralığında ceza öngören 5237 sayılı TCK.nun 35. maddesi uyarınca uygulama yapılması sırasında, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak alt ve üst sınırlar arasında makul bir ceza tayini yerine, yazılı şekilde 10 yıl hapis cezasına hükmedilerek eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3-Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar ..., ve...'ın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliklerini tayin, takdire ve tahrike ilişen cezayı azaltıcı bir sebeplerin niteliği ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ... müdafiinin sübuta, vasfa vesaireye, sanık ... müdafiinin
.../...
TEBLİĞNAME: 1-B/2010/208069
sübuta vesaireye, sanık ... müdafiinin sübuta, tahrikin derecesine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (ONANMASINA),
4-Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;
Suç tarihinde yürürlükte bulunan 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 23. maddesinin, 06/12/2006 tarihinde yapılan değişiklikten önceki düzenlemesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışmasız bırakılması;
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünceden farklı gerekçeyle BOZULMASINA, 11/10/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1.A) Sanık ... müdafiine, 17/11/2009 tarihli oturumda öldürmeye teşebbüse yardım suçundan TCK.nun 81, 35/2 ve 39/1 maddelerinin uygulanması ihtimaline binaen, CMK.nun 226 maddesi uyarınca ek savunma hakkı verildiği anlaşıldığından;
B) Sanık ... hakkında öldürmeye teşebbüse yardım suçundan hükmün kurulması sırasında "teşebbüs" hükümlerini düzenleyen TCK.nun 35. maddesinin, "yardım" hükümlerini düzenleyen 39. maddesinden önce uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi sonuca etkili görülmediğinden;
Tebliğnamedeki bozma öneren düşünceler benimsenmemiştir.
2-Sanıklar ..., Çetin ve İrfan'ın, mağduru batın, sırt, sol kalça bölgesinden, biri batına nafiz olacak şekilde toplam dört bıçak darbesiyle, omentum ile midede yaralanmaya ve yaşamsal tehlike geçirmesine neden olacak şekilde yaraladıkları olayda; 9-15 yıl aralığında ceza öngören 5237 sayılı TCK.nun 35. maddesi uyarınca uygulama yapılması sırasında, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak alt ve üst sınırlar arasında makul bir ceza tayini yerine, yazılı şekilde 10 yıl hapis cezasına hükmedilerek eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3-Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar ..., ve...'ın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliklerini tayin, takdire ve tahrike ilişen cezayı azaltıcı bir sebeplerin niteliği ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ... müdafiinin sübuta, vasfa vesaireye, sanık ... müdafiinin
.../...
TEBLİĞNAME: 1-B/2010/208069
sübuta vesaireye, sanık ... müdafiinin sübuta, tahrikin derecesine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (ONANMASINA),
4-Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;
Suç tarihinde yürürlükte bulunan 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 23. maddesinin, 06/12/2006 tarihinde yapılan değişiklikten önceki düzenlemesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışmasız bırakılması;
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünceden farklı gerekçeyle BOZULMASINA, 11/10/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.