‹ Ana sayfa
Yargıtay1. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2009/3368 K.2010/182

Esas No: 2009/3368 · Karar No: 2010/182 · Karar Tarihi: 20.01.2010
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın kasten öldürmeye teşebbüs suçundan yargılanması ve verilen 9‑15 yıl hapis cezasının eksik veya uygunsuz olduğuna dair temyiz itirazlarıdır. (2) Mahkeme, savunmayı inandırıcı bulmuş, cezayı azaltıcı takdirleri kabul etmiş, ancak sanığın öldürme kastı olmadığı gerekçesiyle hükmü bozarak 9‑15 yıl hapis yerine kasten yaralama suçundan hüküm kurmuştur.
...'i kasten öldürmeye teşebbüsten sanık ...'ın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (GİRESUN) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 01/07/2008 gün ve 202/158 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

1-Uygulamaya göre; mağdurdaki yaralanmalar nedeniyle meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alındığında, öldürmeye teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı TCK.nun 35. maddesi uyarınca ceza tayin edilirken, alt ve üst sınırlar arasında makul bir ceza verilmesi yerine hiç isabet olmaması durumunda uygulanabilecek olan alt sınırdan uygulama yapılarak eksik ceza tayin edilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.2-Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, cezayı azaltıcı takdiri indirim sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yasal savunmaya, tahrik olduğuna vesaireye, yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Oluşa ve dosya içeriğine göre; aralarındaki arazi sınırı ihtilafı nedeniyle olay günü kadastro memurlarını getirerek ölçüm yaptıran mağdurla, sanık ve ailesi arasında başlayan tartışma sırasında karşılıklı hakaret edip birbirlerini basit şekilde darp ettikleri, bu esnada mağdura elindeki orakla saldıran sanığın, mağdurun sırtından ve kolundan yaraladığı, sırtındaki yaralanmaların kesi şeklinde, sol koldaki yaralanmaların ise sol ulna açık kırığına neden olup hayat fonksiyonlarını 3. derecede etkiyecek nitelikte olduğu ve hayati tehlike yaratmadığı, yere düşen mağdura karşı engel durum olmadığı halde sanığın eylemine devam etmediği, olay yerinde bulunanlarca mağdurun hastaneye kaldırıldığı olayda; Sanığın, ani gelişen kavga sırasında mağdurun hayati bölgelerini hedef aldığının belirlenememesi, engel sebep bulunmadığı halde mağdurun yaralandığını gören sanığın eylemine kendiliğinden son vermesi, olay öncesi aralarında öldürmeyi gerektirecek bir husumetin bulunmaması, mağdurdaki yaraların yeri ve niteliği dikkate alındığında, sanığın öldürme kastı ile hareket ettiğinin kabul edilemeyeceği anlaşıldığı halde, silahla kasten yaralama suçundan ceza tayin edilmesi yerine öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 20.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?