Yargıtay 1. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2010/3865 K.2011/137
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın mağdurunu olası kastla yaralamak ve kasten silahla ateş ederek ciddi yaralanma yapması nedeniyle ağır ceza mahkemesinde verilen 25.09.2009 tarihli 95/171 sayılı hükümün Yargıtay tarafından incelenmesiyle ilgilidir. (2) Mahkeme, sanığın eyleminin kasten insan öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğunu ve bu nedenle kasten yaralama yerine kasten insan öldürme suçundan hüküm kurulması gerektiğini belirterek, mevcut kararı bozmuş ve sanığın ceza miktarını yeniden değerlendirmiştir.
...'i hayati tehlike geçirecek şekilde yaralamaktan, ...'ı da olası kastla yaralamaktan sanık ...'un yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (ÖDEMİŞ) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 25.09.2009 gün ve 95/171 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Mağdur ...’i olası kastla yaralama suçundan kurulan hükümde, sırasıyla 5237 sayılı TCK.nun 86/1, 86/3-e, 21/2 maddeleri uyarınca hüküm kurulması yerine, 5237 sayılı TCK.nun 86/1, 21/2, 86/3-e maddeleri uyarınca hüküm kurularak eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın mağdur ...’ı kasten silahla yaralama ve mağdur ...’i olası kastla yaralama suçlarının sübutu kabul, mağdur ...’e yönelik eylemde oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı bir sebep bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri ve bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, delillerin takdirinde hata yapıldığına, cezada teşdit uygulanmasının hatalı olduğuna, mağdur ...’a yönelik eylemde tahrikin varlığına, mağdur ...’e yönelik eylemde ceza verilemeyeceğine, suç vasfına, 62. maddenin uygulanması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
a) Mağdur ...’i olası kastla yaralama suçundan kurulan hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (ONANMASINA),
b) Mağdur ...’a yönelik eylemde;
Sanığın av tüfeğiyle yakın mesafeden birden çok el mağdur ...’a ateş etmesi sonucu, popliteal fossada 1, distalinde 3 adet ve patella üstünde 1, sağ uyluk distalinde anteromediaalde dizden 3-4 cm. proksimalde 4’er adet, sağ ayak tabanında lateralde 2 adet yara oluşacak şekilde 3 isabetle yaraladığı, büyük damar (popliteal arter) yaralanması nedeniyle mağdurun hayati tehlike geçirdiği, sağda fibüler sinir dalında total, yüzeel alanlarda ileri parsiyel aksonal dejenerasyonun duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olduğu ve 5237 sayılı TCK.nun 36 maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığı olayda; hedef alınan vücut bölgeleri, kullanılan aletin elverişliliği, yaraların yerleri, sayısı ve niteliği dikkate alındığında, sanığın eyleme bağlı ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu anlaşıldığı halde, kasten insan öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması yerine, suç niteliğinin tayininde yanılgıya düşülerek kasten yaralama suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, CMUK.nun 326. maddesi uyarınca sanığın ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), ceza miktarı ve tutuklulukta kalınan süre nazara alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE 26.01.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Mağdur ...’i olası kastla yaralama suçundan kurulan hükümde, sırasıyla 5237 sayılı TCK.nun 86/1, 86/3-e, 21/2 maddeleri uyarınca hüküm kurulması yerine, 5237 sayılı TCK.nun 86/1, 21/2, 86/3-e maddeleri uyarınca hüküm kurularak eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın mağdur ...’ı kasten silahla yaralama ve mağdur ...’i olası kastla yaralama suçlarının sübutu kabul, mağdur ...’e yönelik eylemde oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı bir sebep bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri ve bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, delillerin takdirinde hata yapıldığına, cezada teşdit uygulanmasının hatalı olduğuna, mağdur ...’a yönelik eylemde tahrikin varlığına, mağdur ...’e yönelik eylemde ceza verilemeyeceğine, suç vasfına, 62. maddenin uygulanması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
a) Mağdur ...’i olası kastla yaralama suçundan kurulan hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (ONANMASINA),
b) Mağdur ...’a yönelik eylemde;
Sanığın av tüfeğiyle yakın mesafeden birden çok el mağdur ...’a ateş etmesi sonucu, popliteal fossada 1, distalinde 3 adet ve patella üstünde 1, sağ uyluk distalinde anteromediaalde dizden 3-4 cm. proksimalde 4’er adet, sağ ayak tabanında lateralde 2 adet yara oluşacak şekilde 3 isabetle yaraladığı, büyük damar (popliteal arter) yaralanması nedeniyle mağdurun hayati tehlike geçirdiği, sağda fibüler sinir dalında total, yüzeel alanlarda ileri parsiyel aksonal dejenerasyonun duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olduğu ve 5237 sayılı TCK.nun 36 maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığı olayda; hedef alınan vücut bölgeleri, kullanılan aletin elverişliliği, yaraların yerleri, sayısı ve niteliği dikkate alındığında, sanığın eyleme bağlı ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu anlaşıldığı halde, kasten insan öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması yerine, suç niteliğinin tayininde yanılgıya düşülerek kasten yaralama suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, CMUK.nun 326. maddesi uyarınca sanığın ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), ceza miktarı ve tutuklulukta kalınan süre nazara alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE 26.01.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.