Danıştay 5. Daire İdare Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2023/21751 K.2023/18451
Özet: (1) Sunucu, 667 sayılı KHK çerçevesinde Düzce Üniversitesi Yönetim Kurulu tarafından yapılan kamu görevi devrederme işleminin iptali talebinde bulunurken, (2) Danıştay, idari yargıda değerlendirme kriterlerinin iyileştirilmesi gerektiğine ve Savunma hakkının koruma şartlarını yerine getirilirken söz konusu kararı iptal etmesi gerektiğine karar verdi.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2023/21751
Karar No: 2023/18451
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Üniversitesi Rektörlüğü
Vekili: Av. ..
İstemin Özeti: Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Düzce Üniversitesi Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen Bolu İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: 667 sayılı KHK'ya istinaden bir kamu personelinin kamu görevinden çıkarılabilmesi için yapılan değerlendirmenin idari yargı yerlerince denetlenebileceği, değerlendirmenin dava konusu işlem tesis edildiği anda bulunan koşullara göre yapılması gerektiği, savunma hakkı tanınmadığı, sadece Komisyon kararı esas alınarak ve eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiği, dava konusu işlemden çok sonra ortaya çıkan hususların gerekçe gösterilemeyeceği, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, hakkındaki mahkumiyet kararının kesinleşmediği, hakkında verilen yargı kararlarıyla AİHS ve Anayasa ile korunan birçok temel hakkının ihlal edildiği, hukukun üstünlüğünün görmezden gelindiği, memuriyet görevi boyunca Devlete sadakat yükümlülüğünü ihlal etmediği, eylemlerinin normal bir vatandaştan beklenebilecek olandan daha yoğun bir irtibat ilişkisi içermediği ileri sürülmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi:...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davalı idareler tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte; davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması sonucunda verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan: ''... Düzce Üniversitesince yürütülen disiplin soruşturması kapsamında ifadesi alınan H.H.B.'in beyanında; 17/25 Aralıktan önce ...'nın kendisini bir iki defa maklube yemeğe çağırdığını ve gittiğini, ayrıca ensar düğün salonundaki kutlu doğum haftası etkinliklerine davet ettiğini katıldığını, Müftülükte yapılan bir konferansa davet ettiğini, burada konuşma yapan konuşmacının parayı nasıl topladıklarını ve bu faaleyitlerini nasıl gerçekleştirdiklerini anlattığını, konuşmada din ile ilgili bir ibarenin bulunmadığını, nasıl talebe okuttukları ve yurt dışında ne tür faaliyetler yaptıklarını anlatıyor dinleyicileri bu hususlara teşvik ediyordu, toplantıda Düzcenin zenginleri bulunmakla birlikte sıradan insanlar az sayıda olduğunu, kendisinin misafir olarak katıldığını, H.H.B.'in 15 Temmuz kalkışmasına destek vereceğini düşündüğünü, bu kişinin Amerika'daki şahsı ululemr olarak kabul ettiğini bu yüzden onun her dediğini yapacağını düşündüğünü, 2010 yılında bilgi işleme geçtiğinde dolapların ve eşyaların üstündeki ingilizce kelimeler yazması üzerine kendisi ile tartıştığını bu kadar çok seviyorsan Amerika'ya git pasaport al paranı ben vereceğim şeklinde söz söylediğini, bunun üzerine kendisine Amerika Irak'ı işgal edip nasıl oraya demokrasi getirdiyse gün gelip buraya demokrasi getirmek için işgal ettiğinde onlara yol gösterecek adam lazım bende o gün onlara yol göstereceğim dediğini, bundan sonraki tartışmalarda hocasına hakaret ettiği için kendisiyle artık tartışmaya girmediğini, ...'nın Salı aksamları istişare toplantılarına katıldığını bildiğini, ...'nın 17/25 Aralıktan sonra da daima FETÖ PDY lehine konuşmalar yapmaya devam ettiğini, kendisinin böyle bir yapı olmadığını söz konusu operasyonlar ile cemaatin hiçbir ilgisi bulunmadığını, bunun mevcut yolsuzlukların örtülmesi için bir kurgu olduğunu savunduğunu, cemaatin günah keçisi haline getirildiğini savunduğunu, nişanlı olduğu eşinin kpss sınavlarından önce 92 puan alarak buraya geleceğini söylediğini ve söz konusu kişinin atamasının buraya yapıldığını beyan ettiği,
... Üniversitesi Rektörü N.D.Ç.'a ait bilgi alma tutanağında, Amerikan yanlısı, İngilizceyi seven, FETÖ iltisaklı Todays Zaman gazetesini okuyan bir kişi olduğunu duyduğunu, birimi tarafından yapılan bildirimde adının olduğunu beyan ettiği,
Tanık H.H.B.'in beyanında, şüphelinin Amerikan hayranı olduğunu, dolayların üzerine İngilizce yazılar yazması nedeniyle kendisiyle tartıştığını, bunun nedeniin İngilizceyi çok sevdiğni, bunun sebebinin de hocalarının Amerika'da olmasından dolayı olduğunu söylediğini, kendisine Amerikaya gitmesini tevsiye ettiğini, kendisinin Amerika IRAK ülkesine demokrasi getirdiği gibi Türkiyeye de demokrasi getirmeye geldiğinde yol gösterecek birisi lazım olduğunu onlardan birisinin kendisi olduğunu söylediğini, Atatürk Bulvarı üzerinde bulunan evine Makrube yemeye davet ettiğini beyan ettiği,
Tanık A.Y.'nun beyanında, ...'nın Fethullah GÜLEN cemaatine karşı bir sevgisinin bulunduğunu, bu operasyonları cemaatin yapmadığını düşündüğünü beyan ettiği,
Tanık S.K. beyanında, şüphelinin Amerikan Mandasını desteklediğini, hükümet aleyhine ve Fethullah GÜLEN lehine konuşmalar yaptığını, 17/25 Aralık sonrasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip ERDOĞAN'ın kaçacağı ve meydanın kendilerine kalacağı şeklinde söylemlerde bulunduğunu beyan ettiği,
Tanık A.K. beyanında, bir gün sohbet ederken ...'nın Mit tırlarında silah veya para olduğunu söyleyerek bu hükümetin 2 ay ömrü var. Benim dayım savcı ondan öğrendim" dediğini, gezi olaylarında da kendisine sorduğunda "bu olaylarda hükümet haksız, o yüzden ters tüştük" diye söylediğini, 17/25 Aralık öncesinde koridorda karşılaştığında, "bu akşam grubumuzun cemaat sohbeti var, seni de götüreyim diye söylediğini, kendisinin reddettiğini beyan ettiği,
Tanık F.M. beyanında, kendisinin Amerikan ve FETÖ hayranı olduğunu, odasındaki tüm nesnelere ingilizce adlarını etiketle yazarak yapıştırdığını, Today Zaman gazetesi okuduğunu, hükümeti küçümseyici cemaati ve amerikayı övücü ve destekleyici söylemleri olduğunu, Mit krizinde Mit müsteşarı hakkında "iran ajanı" olduğuna yönelik söylemleri olduğunu, "Mit tırlarının Suriyedeki teröristlere silah ve para götürüyordu" şeklinde söylediğini, 17-25 Aralık döneminde dönemin başbakanı Recep Tayyip ERDOĞAN 3 Bakan ve oğullarının hırsız olduklarını söylediğini, 17/25 Aralık ta bü sürecin daha bitmediğini, göreceksiniz 2-3 ay içinde Recep Tayyip ERDOĞAN ya cezaevine ya da yurtdışına kaçacak şeklinde söylediğini beyan ettiği..." şeklindeki tanık beyanları bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 07/12/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2023/21751
Karar No: 2023/18451
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Üniversitesi Rektörlüğü
Vekili: Av. ..
İstemin Özeti: Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Düzce Üniversitesi Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen Bolu İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: 667 sayılı KHK'ya istinaden bir kamu personelinin kamu görevinden çıkarılabilmesi için yapılan değerlendirmenin idari yargı yerlerince denetlenebileceği, değerlendirmenin dava konusu işlem tesis edildiği anda bulunan koşullara göre yapılması gerektiği, savunma hakkı tanınmadığı, sadece Komisyon kararı esas alınarak ve eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiği, dava konusu işlemden çok sonra ortaya çıkan hususların gerekçe gösterilemeyeceği, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, hakkındaki mahkumiyet kararının kesinleşmediği, hakkında verilen yargı kararlarıyla AİHS ve Anayasa ile korunan birçok temel hakkının ihlal edildiği, hukukun üstünlüğünün görmezden gelindiği, memuriyet görevi boyunca Devlete sadakat yükümlülüğünü ihlal etmediği, eylemlerinin normal bir vatandaştan beklenebilecek olandan daha yoğun bir irtibat ilişkisi içermediği ileri sürülmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi:...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davalı idareler tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte; davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması sonucunda verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan: ''... Düzce Üniversitesince yürütülen disiplin soruşturması kapsamında ifadesi alınan H.H.B.'in beyanında; 17/25 Aralıktan önce ...'nın kendisini bir iki defa maklube yemeğe çağırdığını ve gittiğini, ayrıca ensar düğün salonundaki kutlu doğum haftası etkinliklerine davet ettiğini katıldığını, Müftülükte yapılan bir konferansa davet ettiğini, burada konuşma yapan konuşmacının parayı nasıl topladıklarını ve bu faaleyitlerini nasıl gerçekleştirdiklerini anlattığını, konuşmada din ile ilgili bir ibarenin bulunmadığını, nasıl talebe okuttukları ve yurt dışında ne tür faaliyetler yaptıklarını anlatıyor dinleyicileri bu hususlara teşvik ediyordu, toplantıda Düzcenin zenginleri bulunmakla birlikte sıradan insanlar az sayıda olduğunu, kendisinin misafir olarak katıldığını, H.H.B.'in 15 Temmuz kalkışmasına destek vereceğini düşündüğünü, bu kişinin Amerika'daki şahsı ululemr olarak kabul ettiğini bu yüzden onun her dediğini yapacağını düşündüğünü, 2010 yılında bilgi işleme geçtiğinde dolapların ve eşyaların üstündeki ingilizce kelimeler yazması üzerine kendisi ile tartıştığını bu kadar çok seviyorsan Amerika'ya git pasaport al paranı ben vereceğim şeklinde söz söylediğini, bunun üzerine kendisine Amerika Irak'ı işgal edip nasıl oraya demokrasi getirdiyse gün gelip buraya demokrasi getirmek için işgal ettiğinde onlara yol gösterecek adam lazım bende o gün onlara yol göstereceğim dediğini, bundan sonraki tartışmalarda hocasına hakaret ettiği için kendisiyle artık tartışmaya girmediğini, ...'nın Salı aksamları istişare toplantılarına katıldığını bildiğini, ...'nın 17/25 Aralıktan sonra da daima FETÖ PDY lehine konuşmalar yapmaya devam ettiğini, kendisinin böyle bir yapı olmadığını söz konusu operasyonlar ile cemaatin hiçbir ilgisi bulunmadığını, bunun mevcut yolsuzlukların örtülmesi için bir kurgu olduğunu savunduğunu, cemaatin günah keçisi haline getirildiğini savunduğunu, nişanlı olduğu eşinin kpss sınavlarından önce 92 puan alarak buraya geleceğini söylediğini ve söz konusu kişinin atamasının buraya yapıldığını beyan ettiği,
... Üniversitesi Rektörü N.D.Ç.'a ait bilgi alma tutanağında, Amerikan yanlısı, İngilizceyi seven, FETÖ iltisaklı Todays Zaman gazetesini okuyan bir kişi olduğunu duyduğunu, birimi tarafından yapılan bildirimde adının olduğunu beyan ettiği,
Tanık H.H.B.'in beyanında, şüphelinin Amerikan hayranı olduğunu, dolayların üzerine İngilizce yazılar yazması nedeniyle kendisiyle tartıştığını, bunun nedeniin İngilizceyi çok sevdiğni, bunun sebebinin de hocalarının Amerika'da olmasından dolayı olduğunu söylediğini, kendisine Amerikaya gitmesini tevsiye ettiğini, kendisinin Amerika IRAK ülkesine demokrasi getirdiği gibi Türkiyeye de demokrasi getirmeye geldiğinde yol gösterecek birisi lazım olduğunu onlardan birisinin kendisi olduğunu söylediğini, Atatürk Bulvarı üzerinde bulunan evine Makrube yemeye davet ettiğini beyan ettiği,
Tanık A.Y.'nun beyanında, ...'nın Fethullah GÜLEN cemaatine karşı bir sevgisinin bulunduğunu, bu operasyonları cemaatin yapmadığını düşündüğünü beyan ettiği,
Tanık S.K. beyanında, şüphelinin Amerikan Mandasını desteklediğini, hükümet aleyhine ve Fethullah GÜLEN lehine konuşmalar yaptığını, 17/25 Aralık sonrasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip ERDOĞAN'ın kaçacağı ve meydanın kendilerine kalacağı şeklinde söylemlerde bulunduğunu beyan ettiği,
Tanık A.K. beyanında, bir gün sohbet ederken ...'nın Mit tırlarında silah veya para olduğunu söyleyerek bu hükümetin 2 ay ömrü var. Benim dayım savcı ondan öğrendim" dediğini, gezi olaylarında da kendisine sorduğunda "bu olaylarda hükümet haksız, o yüzden ters tüştük" diye söylediğini, 17/25 Aralık öncesinde koridorda karşılaştığında, "bu akşam grubumuzun cemaat sohbeti var, seni de götüreyim diye söylediğini, kendisinin reddettiğini beyan ettiği,
Tanık F.M. beyanında, kendisinin Amerikan ve FETÖ hayranı olduğunu, odasındaki tüm nesnelere ingilizce adlarını etiketle yazarak yapıştırdığını, Today Zaman gazetesi okuduğunu, hükümeti küçümseyici cemaati ve amerikayı övücü ve destekleyici söylemleri olduğunu, Mit krizinde Mit müsteşarı hakkında "iran ajanı" olduğuna yönelik söylemleri olduğunu, "Mit tırlarının Suriyedeki teröristlere silah ve para götürüyordu" şeklinde söylediğini, 17-25 Aralık döneminde dönemin başbakanı Recep Tayyip ERDOĞAN 3 Bakan ve oğullarının hırsız olduklarını söylediğini, 17/25 Aralık ta bü sürecin daha bitmediğini, göreceksiniz 2-3 ay içinde Recep Tayyip ERDOĞAN ya cezaevine ya da yurtdışına kaçacak şeklinde söylediğini beyan ettiği..." şeklindeki tanık beyanları bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 07/12/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.