Danıştay 5. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 5. Daire E.2020/6108 K.2023/13701
Özet: Uyuşmazlık, Milli Savunma Bakanlığı'nın Ankara Asal Blg. Başkanlığında görev yürüten davacının 375 sayılı kanun hükümlerine göre kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptalini istemek üzerine açılan idari davadır. Danıştay Beşinci Daire, bölgede verilen idare mahkemesi kararının gerekçesiz olduğunu değerlendirerek temyiz isteğini reddetti ve idare mahkemesinin kararını onaylayarak davanın reddini onayladı.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2020/6108
Karar No: 2023/13701
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: Davacı tarafından, Ankara Asal Blg. Bşk. emrinde ... olarak görev yapmakta iken 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Böge İdare Mahkemesi kararında gerekçe bulunmadığı, bu nedenle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, ceza davasının henüz kesinleşmediği, masumiyet karinesinin, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde ''... Ağır Ceza Mahkemesinin E:..., K:... sayılı ceza davasında, 24/09/2019 tarihli karar ile davacının 'silahlı terör örgütüne üye olma' suçunu işlediği sübuta erdirilerek hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği..." hususu hükme esas alınmış ise de, masumiyet karinesi ilkesi gereği ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır.
Bu itibarla, hakkında yürütülen ceza yargılamasında örgütle tanıştığı günden itibaren örgütle olan ilişkisi, sınavlara hazırlık dönemi, örgütün askeri mahrem yapılanması hususlarında beyanda bulunan ve tanıdığı örgüt üyeleri hakkında ayrıntılı bilgiler veren davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmediğinden yd harcının istemi halinde davacıya iadesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 17/10/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2020/6108
Karar No: 2023/13701
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: Davacı tarafından, Ankara Asal Blg. Bşk. emrinde ... olarak görev yapmakta iken 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Böge İdare Mahkemesi kararında gerekçe bulunmadığı, bu nedenle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, ceza davasının henüz kesinleşmediği, masumiyet karinesinin, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde ''... Ağır Ceza Mahkemesinin E:..., K:... sayılı ceza davasında, 24/09/2019 tarihli karar ile davacının 'silahlı terör örgütüne üye olma' suçunu işlediği sübuta erdirilerek hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği..." hususu hükme esas alınmış ise de, masumiyet karinesi ilkesi gereği ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır.
Bu itibarla, hakkında yürütülen ceza yargılamasında örgütle tanıştığı günden itibaren örgütle olan ilişkisi, sınavlara hazırlık dönemi, örgütün askeri mahrem yapılanması hususlarında beyanda bulunan ve tanıdığı örgüt üyeleri hakkında ayrıntılı bilgiler veren davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmediğinden yd harcının istemi halinde davacıya iadesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 17/10/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.