Danıştay4. Daireİdare Hukuku
Danıştay 4. Daire E.2025/1734 K.2025/2163
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/1734
Karar No : 2025/2163
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Bademcilik Tarım Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının, hibe sözleşmesinin feshine ve kesin teminat mektubunun hazineye irat kaydedilmesine ilişkin ... tarih ve... sayılı Adıyaman İl Tarım ve Orman Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararına uyularak Bölge İdare Mahkemesince verilen kararda; dava konusu hibe sözleşmesinin feshi ile teminatın irat kaydına yönelik işlemin dayanağının, Adıyaman Kahta OSB Yönetim Kurulu Başkanlığının yazısından hareketle hibe sözleşmesine konu inşaatın ilave yatırım niteliği arz ettiği ve destekleme kapsamında başvurulduğu şekliyle yeni tesis olarak nitelendirilmemesi olduğu; ancak anılan yazıda yer verilen "... tarih ve ...onay numaralı yapı izin belgesinin badem işleme ve paketleme tesisi olarak düzenlendiği, inşa edilen yapı yeni olsa da meri kanunlar ve Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğüne ait Mekansal Adres Kayıt Sistemi (MAKS) üzerinden yapılan ruhsat girişleri sonucunda projeleri kendilerine sunulan yapının sistem girişinin ilave yapı kapsamında olması gerekliliği nedeniyle yapı ruhsatının ilave yapı olarak düzenlendiği"ne ilişkin değerlendirmeden ve aynı arsa üzerine yapılan inşaatın önceki iş yerine bitişik şekilde yapılmış olmasından, anılan tesisin yeni tesis yerine ilave tesis olarak kabul edilemeyeceği; davalı İdarece denetim ve gözetim yükümlüğü çerçevesinde anılan projeye ilişkin olarak yapılan denetimlerde, davacının idareyi yanıltmaya yönelik hileli, hatalı bir işlemi olduğuna veya "badem işleme ve paketleme tesisi" olarak düzenlenen yapı izin belgesinin aksine yeni fabrika binası inşa edilmediğine dair herhangi bir tespitin bulunmadığı, salt aynı arsa üzerine yapılan inşaatın önceki iş yerine bitişik olacak şekilde yapılmış olmasının, o iş yerinin kapasite artımı-ilave tesis olduğunu ispat için yeterli olmadığı, yeni inşa edilen hibe konusu yatırım kapsamında bir üretim gerçekleştirilmediğine yönelik herhangi bir tespitin de bulunmadığı ayrıca yatırımcının, fıstık ürünü işleme tesisi mevcut iken aynı arsasının kalan kısmına, alınan yapı kullanma izni ve yapı ruhsatına uygun şekilde fıstık işlenen eski fabrikanın yanında badem işleme ve paketleme, şekerleme vb. imalatı konulu temelden inşa edilerek tamamlanmış bir fabrika binası olduğu, bu tesisin eski ve yeni kısmının toplamda 2.011,5 metrekare için deneme izin ruhsatı sonrasında iş yeri açma ve çalışma ruhsatının düzenlendiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 23/03/2018 tarihli inşaat ihalesine İl Proje Yürütme Birimi tarafından onay verilmesi sonrasında, 18/10/2018 tarihinde davacının inşaat ruhsatını aldığı, 29/03/2019 tarihinde mal alım ihalesi yapıldığı, talebi üzerine davacıya ek süre verildiği, 17/12/2019 tarihinde idarece yatırım yerinde tespit yapıldığı, hakedişlerinin ödenmesi talebinin evrak eksikliği nedeniyle yerine getirilemediği, ilgili evrakların sunulması gerektiğine dair davacıya yazı yazıldığı ancak gerekli evrakları sunmadığından dolayı hak edişlerinin ödenmediği, yapılan işlemler için tasfiye ve ya fesih uygulamalarından hangisinin yapılabileceği konularında tereddüt hasıl olduğundan ilgili Bakanlıktan görüş alındığı ve yapı kullanma izin belgesinin ilave tesis olarak alındığı ancak yatırımcının yeni tesis başvurusu yaptığı, ilave tesis ruhsatı ile ancak var olan bir tesisin kapasite artırımı-teknoloji yenileme şeklinde bir projeye başvurmasının mümkün olacağı ve yatırımcının yeni tesis olarak başvurduğu düşünüldüğünde fesih işlemlerinin başlatılmasının uygun olduğu belirtildiğinden, yatırımcının imzaladığı hibe sözleşmesinin ödemeleri düzenleyen 174 maddesinin 2. fıkrası hükümleri doğrultusunda söz konusu proje feshedilerek dava konusu işlemlerin tesis edildiği, yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu belirtilerek, davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 50/4. maddesinde, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmüne yer verilmiştir.
Bu nedenle, Bölge İdare Mahkemesi kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, Bölge İdare Mahkemesince bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Temyiz istemine konu kararın Danıştay Dördüncü Dairesinin 29/05/2024 tarih ve E:2024/724, K:2024/3497 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 08/04/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/1734
Karar No : 2025/2163
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Bademcilik Tarım Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının, hibe sözleşmesinin feshine ve kesin teminat mektubunun hazineye irat kaydedilmesine ilişkin ... tarih ve... sayılı Adıyaman İl Tarım ve Orman Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararına uyularak Bölge İdare Mahkemesince verilen kararda; dava konusu hibe sözleşmesinin feshi ile teminatın irat kaydına yönelik işlemin dayanağının, Adıyaman Kahta OSB Yönetim Kurulu Başkanlığının yazısından hareketle hibe sözleşmesine konu inşaatın ilave yatırım niteliği arz ettiği ve destekleme kapsamında başvurulduğu şekliyle yeni tesis olarak nitelendirilmemesi olduğu; ancak anılan yazıda yer verilen "... tarih ve ...onay numaralı yapı izin belgesinin badem işleme ve paketleme tesisi olarak düzenlendiği, inşa edilen yapı yeni olsa da meri kanunlar ve Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğüne ait Mekansal Adres Kayıt Sistemi (MAKS) üzerinden yapılan ruhsat girişleri sonucunda projeleri kendilerine sunulan yapının sistem girişinin ilave yapı kapsamında olması gerekliliği nedeniyle yapı ruhsatının ilave yapı olarak düzenlendiği"ne ilişkin değerlendirmeden ve aynı arsa üzerine yapılan inşaatın önceki iş yerine bitişik şekilde yapılmış olmasından, anılan tesisin yeni tesis yerine ilave tesis olarak kabul edilemeyeceği; davalı İdarece denetim ve gözetim yükümlüğü çerçevesinde anılan projeye ilişkin olarak yapılan denetimlerde, davacının idareyi yanıltmaya yönelik hileli, hatalı bir işlemi olduğuna veya "badem işleme ve paketleme tesisi" olarak düzenlenen yapı izin belgesinin aksine yeni fabrika binası inşa edilmediğine dair herhangi bir tespitin bulunmadığı, salt aynı arsa üzerine yapılan inşaatın önceki iş yerine bitişik olacak şekilde yapılmış olmasının, o iş yerinin kapasite artımı-ilave tesis olduğunu ispat için yeterli olmadığı, yeni inşa edilen hibe konusu yatırım kapsamında bir üretim gerçekleştirilmediğine yönelik herhangi bir tespitin de bulunmadığı ayrıca yatırımcının, fıstık ürünü işleme tesisi mevcut iken aynı arsasının kalan kısmına, alınan yapı kullanma izni ve yapı ruhsatına uygun şekilde fıstık işlenen eski fabrikanın yanında badem işleme ve paketleme, şekerleme vb. imalatı konulu temelden inşa edilerek tamamlanmış bir fabrika binası olduğu, bu tesisin eski ve yeni kısmının toplamda 2.011,5 metrekare için deneme izin ruhsatı sonrasında iş yeri açma ve çalışma ruhsatının düzenlendiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 23/03/2018 tarihli inşaat ihalesine İl Proje Yürütme Birimi tarafından onay verilmesi sonrasında, 18/10/2018 tarihinde davacının inşaat ruhsatını aldığı, 29/03/2019 tarihinde mal alım ihalesi yapıldığı, talebi üzerine davacıya ek süre verildiği, 17/12/2019 tarihinde idarece yatırım yerinde tespit yapıldığı, hakedişlerinin ödenmesi talebinin evrak eksikliği nedeniyle yerine getirilemediği, ilgili evrakların sunulması gerektiğine dair davacıya yazı yazıldığı ancak gerekli evrakları sunmadığından dolayı hak edişlerinin ödenmediği, yapılan işlemler için tasfiye ve ya fesih uygulamalarından hangisinin yapılabileceği konularında tereddüt hasıl olduğundan ilgili Bakanlıktan görüş alındığı ve yapı kullanma izin belgesinin ilave tesis olarak alındığı ancak yatırımcının yeni tesis başvurusu yaptığı, ilave tesis ruhsatı ile ancak var olan bir tesisin kapasite artırımı-teknoloji yenileme şeklinde bir projeye başvurmasının mümkün olacağı ve yatırımcının yeni tesis olarak başvurduğu düşünüldüğünde fesih işlemlerinin başlatılmasının uygun olduğu belirtildiğinden, yatırımcının imzaladığı hibe sözleşmesinin ödemeleri düzenleyen 174 maddesinin 2. fıkrası hükümleri doğrultusunda söz konusu proje feshedilerek dava konusu işlemlerin tesis edildiği, yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu belirtilerek, davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 50/4. maddesinde, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmüne yer verilmiştir.
Bu nedenle, Bölge İdare Mahkemesi kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, Bölge İdare Mahkemesince bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Temyiz istemine konu kararın Danıştay Dördüncü Dairesinin 29/05/2024 tarih ve E:2024/724, K:2024/3497 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 08/04/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.