‹ Ana sayfa
Danıştay4. Daireİdare Hukuku

Danıştay 4. Daire E.2025/790 K.2025/2893

Esas No: 2025/790 · Karar No: 2025/2893 · Karar Tarihi: 06.05.2025
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/790
Karar No : 2025/2893

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Turizm Havayolu Taşımacılık Bilgisayar Elektronik Sanayi ve Dış Ticaret Anonim Şirketi

**VEKİLİ:** Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı

**VEKİLİ:** Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, Beşiktaş İlçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada, ... ve ... sayılı parseller üzerinde yer alan yapıda tespit edilen imara aykırılıkla nedeniyle, 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 13. maddesine istinaden 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 2. fıkrası uyarınca 1.905.305,42 TL para cezası verilmesine dair İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeninin ... tarihli,... sayılı kararı ile tespit edilen aykırılıkların tebliğ tarihinden itibaren 1 ay içerisinde giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi halinde encümen kararı gereği 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin (ç) fıkrası uyarınca ilave edilen 1.837.205,15 TL para cezasının tahsil edilmeyeceği, yalnızca 68.100,27 TL'nin tahsil edileceğinin bildirilmesine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu encümen kararı yönünden, davacının dava konusu taşınmazın uzun yıllardır kiracı tarafından kullanıldığı ve imara aykırılıkların kiracı tarafından yapıldığı iddiasının olduğu, söz konusu encümen kararında ve kararın dayanağı olan ...tarihli, ... sayılı Yapı Tatil Tutanağında dava konusu taşınmazdaki aykırılıkların kimin tarafından yapıldığına dair sornut bir tespite yer verilmediğinden bahisle, cezaların şahsiliği ilkesi uyarınca kişilerin işlemedikleri veya başkası tarafından işlenmiş bir fiilden dolayı cezalandırılmaları hukuken mümkün olmadığından, kim tarafından yapıldığı somut olarak ortaya konulamayan, sırf aykırılıkların yapıldığı tarih itibariyle tapuda malik olmasından ötürü ruhsatsız imalatları yaptığı kabul edilerek davacıya para cezası verilmesine dair encümen kararı kararında hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu bildirim işlemi yönünden, söz konusu işlemin mevcut haliyle idari davaya konu kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem niteliğinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, bildirim işlemi yönünden davanın incelenmeksizin reddine, encümen kararı yönünden ise dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; dava konusu taşınmazın mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda yer alan tespitler, 30/09/2016, 23/11/2018 ve 31/12/2021 tarihli yapı tatil tutanakları, fotoğraflar, taşınmaza ilişkin düzenlenen arazi çalışması tespit formları ile dava dosyasında bulunan diğer bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu taşınmazda yapı tatil tutanağı ile tespit edilen imara aykırılıkların sabit olup esaslı tadilat niteliğinde olduğu, idarece belirlenen aykırılıktan etkilenen alanın mahallinde yapılan ölçümlerle uyumlu olduğu, temel para cezasına uygulanan artırımların yerinde uygulandığından bahisle dava konusu encümen kararında hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan ilk derece Mahkemesinin cezaların şahsiliği ilkesini kararına dayanak alması hususunda ise, taşınmaz maliki olan davacı şirket yetkilisi ile kiracı şirket yetkilisinin aynı şahıs olması ve uyuşmazlık konusu yapıdaki aynı tür ruhsat ve eki mimari projeye aykırılıkların 2016 yılından itibaren süregelen bir şekilde devam ettiğinin tutanaklarla tespit edilmiş olması nedeniyle bu durumun kiralayan tarafından bilinmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, ayrıca, kira sözleşmesinde taşınmazda tadilat veya ilave imalat yapılmayacağı yönünde bir kısıtlama getirilmemiş olması karşısında, davacının bu yöndeki iddialarının dava konusu işlemi kusurlandırıcı nitelikte bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf talebinin kabulüne, Mahkeme kararının iptale ilişkin kısmının kaldırılarak, bu kısım yönüyle de davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu encümen kararının dayağı olan yapı tatil tutanağının hukuka uygun düzenlenmediği, tebligatının da usulüne uygun yapılmadığı, dolayısıyla usulüne uygun düzenlenmeyen ve tebliğ edilmeyen yapı tatil tutanağı dayanak yapılmak suretiyle tesis edilen dava konusu işlemlerin de hukuka uygun olmadığı, öte yandan temyize konu kararda belirtilen, davacı şirket ile davaya konu taşınmazın kiracısı olan şirket yetkilisinin aynı kişi olmasının hukuken bir öneminin olmadığı, anılan şirketlerin birbirlerinden bağımsız olduğu ve her birinin ayrı bir hukuk süjesi olduğu hususları belirtilerek usul ve hukuka uygun olmadığından bahisle temyize konu İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

**GEREKÇE:**
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 06/05/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?